Uğur Işılak

Uğur Işılak

1971 - günümüz

Uğur Işılak, Türkiye'nin tanınmış şarkıcılarından, söz ve bestekârlarından biridir; müzik sahnesindeki çalışmalarıyla geniş bir dinleyici kitlesi kazanmıştır. Repertuarında halk müziği motifleri, millî ve duygusal temalar ile popüler formlar arasında köprü kuran eserler bulunur. Albümler, konserler ve televizyon programları aracılığıyla sanat hayatını sürdürmüş; aynı zamanda besteci ve yorumcu kimliğiyle dönemsel ve toplumsal duyarlılıklar üzerine ses getiren çalışmalar yapmıştır. Müzikal üretiminde sözlü anlatımın ön planda olduğu, melodik ve dramatik unsurları harmanlayan bir üsluba sahiptir. Sanat kimliğinin yanı sıra Uğur Işılak, siyasete de adım atmış ve aktif kamu görevi üstlenmiştir; bu süreçte kültür-sanat politikaları ve toplumsal meseleler etrafında kamuoyuna katkıda bulunmuştur. Sahne ve siyaset alanlarındaki faaliyetleri, onu Türkiye'de hem kültürel hem de siyasi alanda bilinen bir figür haline getirmiştir. Çalışmaları, ülke içindeki çeşitli toplum kesimleriyle kurduğu iletişime ve halka yönelik etkinliklere verdiği önemle dikkat çeker; güncel kültürel tartışmalarda zaman zaman yorumlarda bulunmaya devam etmektedir.

Sözler (24)

"Anlaşılmak kaygısından çok anlamayı dert edinseydik, ne anlaşılmakta sıkıntımız olurdu ne de anlamakta.. Anlatmaya da gerek kalmazdı."

"Bilgi hakikati bulmak için olmalı, biz ise öğrendikçe hakikatten uzaklaşıyoruz."

"Boşuna öğüt vermeyin, bilenin ihtiyacı yok, bilmeyenin tahammülü."

"En son sorulacak kişiye aşkı soruyorsunuz.."

"Ya dünyanın adamı olup ukbayı, ya ukbanın adamı olup dünyayı feda etmek lazım. İkisi de olsun diyen ikisini birden kaybediyor sanki."

Din

"Sordukça cevapsızlaşan, cevapsızlaştıkça karmaşıklaşan, karmaşıklaştıkça karamsarlaştıran meselelerin sonu; ya zeval, ya kemal, ortası yok!"

"Kader, kaza, kısmet, nasip ve irade... Cevabı soruda gizli olan kelimeler."

"Konuşmayı bilmemek ve susmayı öğrenememekten daha vahimi, bunları dillendirerek vicdanı rahatlatmak..."

"Tartışma eski dilde münazara. Yani nazar etme, karşılıklı bakış oluşturma... Son zamanlarda ise ezme, alt etme, aşağılama... Tartışma!"

"Bizim medeniyetimizde, güzel kadın sevilmez; sevilen kadın güzeldir."

"Menfaat ipine bağlı olan o kadar çok ilişki var ki, biri bir şeyi savunuyorsa, savunduğu şeyden çok, avunduğu şeye bakmak lazım."

"İyiden çirkinlik, kötüden güzellik bulaşmaz insana. Demem o ki, kötülerle olan iyiliğe; iyilerle olan kötülüğe fırsat bulamaz."

"Herkes aynı şeyleri konuşuyorsa, ya mesele çok önemlidir ya da konuşanlar çok önemsiz!"

"Hayatını, başkasının yanlışıyla doğrulamaya çalışanın, ne hayatında huzur olur, ne de doğrusu itibar görür."

"Hayatımız o kadar taleplerle dolu ki, bir şey ikram ederken bile sebebi bir talebe dayanıyor."

"Her şeye rağmen sevmeli çünkü sevilme ihtimali var. Bu ihtimal bile bu uğurda bir ömür tüketmeye değer."

"Anlaşılmak istiyoruz hep, ya anlamayı tercih etmediğimiz, ya da anlamaktan aciz olduğumuz için."

"Anlamadan yaşanıyor da yaşamadan anlaşılmıyor."

"Bir dost, bir gafınla veya hatanla seni ezmeye ve ezdirmeye kalkıyorsa zaten dostun olmamıştır. Gariptir ki, dost-düşman böyle anlaşılıyor."

"Sen niyetini halis tut, zamanlamayla kader ilgilenir."