Ulus Baker

Ulus Baker

1960 - 2007

Ulus Baker, Türkiye’de çağdaş kültür kuramı, estetik ve toplumsal teori alanlarında etkili bir yorumcu, öğretici ve yazar olarak bilinir. Disiplinlerarası bir perspektifle çalışan Baker, kuram ile günlük yaşam arasındaki ilişkileri çözümlemeyi ve eleştirel düşünceyi yaygınlaştırmayı amaçlayan dersler, seminerler ve yazılar üretmiştir. Yazıları ve konuşmaları, modernite, öznellik, kent yaşamı ve popüler kültürün toplumsal bağlamları üzerine yoğunlaşmıştır. Eğitimci kimliğiyle çeşitli seminerler ve açık ders serileri düzenleyerek geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış, akademi dışı entelektüel pratikleri de beslemiştir. Çeviri ve deneme türündeki çalışmaları aracılığıyla yabancı kuramsal metinlerin Türkçe düşünce ortamına aktarılmasında rol oynamış; düşünsel mirası, öğrencileri ve takipçileri tarafından devam ettirilen bir tartışma alanı yaratmıştır. Baker, disiplinlerarası yaklaşımı ve eleştirel üslubuyla Türk kültürel incelemeleri içinde kalıcı bir etki bırakmıştır.

Sözler (24)

"Herkes her şeyleşiyor."

"Her şeyi anlamak zorunda değilsiniz."

"Nefret eylemde bulunma gücünü kısıtlar."

"Günümüzde herkes bir şeylere "yabancıdır"."

"Biz yalnızca insanların düşündüğü fikrine alışmışız."

"İnsanlarını hapse tıkan bir ülkenin kendisi hapishanedir."

"Düşünce, tamamen, zihni oluşturan bir insan eylemidir."

"Tutkularla gerçekleştirilebilen her şey akılla da gerçekleştirilebilinir."

"Arzular akışlardır; davranışlar akışlardır; zaman ve olaylar akıp geçerler."

"Her şeyin mubah olduğu bir dünya, Tanrı'yı öldürmüş olmak zorundadır."

Din

"Tıpkı sözcükler gibi saatler de duyurmaktan çok buyurmayı hedeflerler."

"Tarih çığılıklarla ve imajlarla doludur ve bunlar birbirlerini dürtüp dururlar."

"Sorunun bir zaman sorunu olmasından çok, bir akış sorunu olduğu besbellidir."

"Gerçekten de, insanlar bildiklerindense bilmeyip anlamadıkları şeylere inanırlar."

"Dostum başka bir "kendim"dir ve onun erdemini gözlemlerken kendiminkini görür ve tanırım."

"Mutlak bir mutsuzluk ve pasifliktir. Böylece sevgi gibi sevinçli bir duygu bile bir Şantaja dönüşür."

"Bir duygu her zaman, varoluş gücümüzde bir artış ya da azalıştır ve bundan başka da bir şey değildir."

"İnsanlar “devrimci oluşlara” yakalanmadan, yani “mücadeleye başlamadan” önce devrimci falan değildirler."

"Şiddet gerçekten söylenemeyen şeydir çünkü ona bir şeyi anlatmaktan umudu artık kestiğiniz anda başvurursunuz..."

"Bugünkü proletarya bambaşka bir model üstüne kurulmaya başladı... Artık yalnızca köleler var ve bu kölelik içinde birileri paranın, ötekiler ise parasızlığın kölesi durumundalar..."