Yalçın Küçük
1938 - günümüz
Yalçın Küçük, Türk entelektüel yaşamında uzun yıllardır etkin olan sosyolog, tarihçi ve yazar olarak tanınır. Çalışmaları genellikle kapitalizm, emperyalizm, devlet yapıları, siyasi hareketler ve Türkiye'nin toplumsal-kurumsal dinamikleri üzerine yoğunlaşmıştır. Yazınsal üretimi kitaplar, makaleler ve denemeler biçiminde geniş bir yelpazeye yayılmış; akademik ve popüler alanlarda hem teorik analizler hem de tarihsel çözümlemeler ortaya koymuştur. Disiplinlerarası yaklaşımı, arşiv ve kaynak temelli çalışmaları ile dikkat çeker. Küçük, entelektüel mirası ve eleştirel yorumlarıyla Türk sol düşünce çevrelerinde önemli bir etki bırakmıştır. Kendisiyle ilgili literatürde hem desteklenen görüşler hem de sert eleştiriler bulunmaktadır; bu durum onun fikirlerinin tartışmalı ve provoke edici nitelik taşımasına yol açmıştır. Kamuoyunda uzun süre sürdürülen etkisi, yazılı üretiminin niceliği ve konulara getirdiği özgün bakış açıları sayesinde günümüzde de akademik tartışmalarda ve siyasal analizlerde referans verilen bir isim olmaya devam etmektedir.
Sözler (278)
"Teorik geleneği olmayan Türk aydını Tanzimat'ı bir İngiliz senaryosu sayar; ancak Reşit Paşa bir büyük aydın olmakla birlikte Tanzimat'ı İbrahim Paşa'ya bağlamak mümkündür."
"Tarih on yıllarla yazılır, on yıllar Türk aydınının başını döndürür."
"Elen mücadelesinin alevlediği aydın dinamizmini ancak bu yüzyılın ikinci yarısında, Vietnam halkının Amerika'ya karşı mücadelesindeki aydın canlılığı ile karşılaştırabiliriz; yalnız önceki çok daha fa…"
"Uğur'un kaybı bana "emir" geldi. Sürgüne çıkma kararım kesinleşmiştir."
"Mehmet Akif'e sarılarak, Tanzimat'ı kötüleyerek, Ethem'i hain sayarak, Sait'i ajan bilerek, bu Cumhuriyet'i koruyamayız ve yeniden kuramayız."
"Gerçeklerden korkarak, kuruluştaki yanlış ve hurafelere sahip çıkarak, Cumhuriyet'i savunamayız ve kuramayız. Cumhuriyet Türkleri'nin bir istiklal marşı yoktur ve Akif'in manzumesi, Türkler için değil…"
"Dünya Yahudi Partisi ve İsrael, artık Erdoğan ile olmayacağına karar vermiş durumdadırlar. Buna mukabil, Türk büyük zenginleri, tüsiad ve matbuatı, Tayyip Erdoğan olmazsa akepe'nin ayakta kalamayacağı…"
"Tayyip Erdoğan, ülkede tartışma düzeyini, hızla Kasımpaşa Kahvehaneleri'ndeki münakaşa seviyesine indirmektedir."
"Türkiye'nin büyük zenginleri bugünkü Türkiye'yi fazla aydınlık buluyor. Daha karanlık bir Türkiye istiyorlar."
"İslam'ın kendi akılcılığından çok daha uzak, tarikatlar halinde, birer mutaasıp alaylar şeklinde teşkilatlandırılması, Türkiye'de sol düşüncenin ve marksizmin yayılması ve kütleselleşmesinden sonradır…"
"Tarikatlarda hem ruhban sınıfı var, hem kabala'ya çok yakındır ve hem de itaat öğretimi ve itaat disiplini çok daha ciddidirler; tarikat mensupları, normal bir dindardan daha az akıllı ve çok daha tab…"
"Dinsellik mi eninde sonunda öğrenme kabiliyetini tüketmek olmalıdır.Tarikat mı eninde sonunda dini bozmaktır."
"Sufizm mi, tasavvuf da diyebiliriz, eninde-sonunda akıldan çıkmak'tır. Sürekli vecid ya da nöbet halidir."
"Tasavvuf mu, Türkiye'de, eninde sonunda İslam'ı judaize yoludur. İslamo-judaik bir tarik arayışıdır, öyle telakki ediyoruz. Az çok kabal'dır ve yerindedir."
"İsrael'i devlet olmuş bir konspirasyon olarak tarif edebilirim."
"Ya ufukları küçülüyor ya da küçük ufuklular büyüyor."
"1991 yılında Sovyetler Birliği çözüldü. 1992 yılında Yugoslavya parçalandı. 1993 yılında sırada Türkiye var."
"1992 yılında Özal, "yirmi birinci yüzyıl Türk yüzyılıdır" dedi. 1992 yılında, Demirel, geri kalmak istemedi, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar Türk dünyası" açıklamasını yaptı."