Y

Yalçın Küçük

1938 - günümüz

Yalçın Küçük, Türk entelektüel yaşamında uzun yıllardır etkin olan sosyolog, tarihçi ve yazar olarak tanınır. Çalışmaları genellikle kapitalizm, emperyalizm, devlet yapıları, siyasi hareketler ve Türkiye'nin toplumsal-kurumsal dinamikleri üzerine yoğunlaşmıştır. Yazınsal üretimi kitaplar, makaleler ve denemeler biçiminde geniş bir yelpazeye yayılmış; akademik ve popüler alanlarda hem teorik analizler hem de tarihsel çözümlemeler ortaya koymuştur. Disiplinlerarası yaklaşımı, arşiv ve kaynak temelli çalışmaları ile dikkat çeker. Küçük, entelektüel mirası ve eleştirel yorumlarıyla Türk sol düşünce çevrelerinde önemli bir etki bırakmıştır. Kendisiyle ilgili literatürde hem desteklenen görüşler hem de sert eleştiriler bulunmaktadır; bu durum onun fikirlerinin tartışmalı ve provoke edici nitelik taşımasına yol açmıştır. Kamuoyunda uzun süre sürdürülen etkisi, yazılı üretiminin niceliği ve konulara getirdiği özgün bakış açıları sayesinde günümüzde de akademik tartışmalarda ve siyasal analizlerde referans verilen bir isim olmaya devam etmektedir.

Sözler (278)

"Baskı, candan çok beyni hedef alıyor."

"Şiddet bir ideolojiyi yerleştirmek içindir."

"En şiddetsiz toplumlar, geçmişi ve geleceğinde, en yoğun şiddet içeren toplumlardır."

"Kemalizmin etkinliğinin kalkması, Türkiye'de şiddetin başlangıcıdır."

"Kap-kaç, mülkiyete karşı, bir düşük yoğunluklu isyandır."

"Edebiyat, toplumda, davranış bağlarını kuran düzendir."

"Felsefe, kuşku; politika, ret ile başlar."

"Felsefe, mekânı boşluk, hedefi sonsuzluk olan, bir bilgi serüvenidir."

"Post-modernizm aydın düşmanlığıdır. Cehalete övgüdür. İnsanlığın düşünce planındaki kazanımlarına karşı bir hunhar savaştır."

"Yapısalcılılık, akıl sürecinin dejenerasyonudur. Postmodernizm, akıl düşmanlığıdır."

"Devrim, kopuş demektir ve devrimciler, kopuşu ön plana çıkarırlar. Bilim, devamlılıktır, bilim adamları sürekliliği işlerler."

"Tarihimizi zenginleştirdim, geleceğimizi bütünleştirdim."

"Beni çıkartın, son 40 yılda Türkiye’de hiçbir ciddi tartışma kalmaz!"

"Hayatta en çok hoşuma giden şey bana ‘deli’ denmesidir; ‘deli çocuk’ denirse daha da hoşuma gider."

"Yön arayıcısı değil, Devrimciydi. Devrimci Doğan bir inattır; yolundan hiç dönmedi. Kendi yoluna gölge düşürecek en küçük bir adım atmadı."

"Beni onlar yetiştirdi."

"Beni yoldaş öğrenciler yetiştirdi."

"Tanrılar mı peygamberleri, yoksa peygamberler mi Tanrıları seçtiler; İnönü, Atatürk'e ve Lenin, Marx'a ne kadar muhtaçılar, sorabiliyoruz. Belki de peygamberler Tanrısız, kendilerini güvende hissetmiy…"

"Benim yaptığım tarihimizi zenginleştirmektir. Bu, tarihimizi halklaştırmak ve insanileştirmek anlamındadır. Bunları yaptığım için bana husumet düzenlemek, halk'tan ve insan'dan kopuş dürtüsünü özgürle…"

"Yazdıklarımla Türk düşüncesini altüst ettiğimi kabul ediyorum. Bana yöneltilen her türlü övgü ve bu arada husumetin kaynağında bu altüst edişin bulunduğunu biliyorum."