Yılmaz Güney

Yılmaz Güney

1937 - 1984

Yılmaz Güney (1937–1984), Türk sinemasının en etkili ve tartışmalı figürlerinden biridir. 1960’lardan itibaren oyunculukla başlayan kariyerinde toplumsal gerçekçilik temalarını işleyen filmler üretmiş; döneminin sınıfsal çatışmalarını, yoksulluğu ve adalet meselelerini doğrudan ve çarpıcı bir dille ekrana taşımıştır. Hem yönetmen hem senarist olarak imza attığı yapıtlar, Türk sinemasının uluslararası alanda tanınmasına katkıda bulunmuştur. Özellikle Umut, Sürü ve Yol gibi eserler, sinematik üslubu ve toplumsal eleştirisiyle öne çıkmıştır. Politik duruşu ve toplum eleştirileri nedeniyle devletle ve hukukla yaşadığı çatışmalar, Güney’in yaşamını şekillendirmiş; defalarca tutuklanmış, uzun dönem cezaevinde kalmış ve 1980’lerin başında yurt dışına çıkmak zorunda kalmıştır. 1982’de Cannes Film Festivali’nde Yol filminin elde ettiği başarı, onun uluslararası itibarını pekiştirmiştir. Türkiye’de ve dünyada sinema, edebiyat ve siyaset kesişimindeki etkisi uzun süre tartışılmış; eserleri eleştirel gerçekçi anlatımı ve insana odaklı bakışıyla yeni kuşak yönetmenler üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. Güney, 1984’te Paris’te hayatını kaybetmiş; sinema tarihindeki yeri hâlen saygı ve tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Sözler (24)

"Hüznün sayısız tonu, birçok yüzü vardır; çiçekler, kuşlar, rüzgârlar gibi. Ben, bazı yakın arkadaşlarım aracılığıyla hüznü, sevgiyi ve kederi anlatmaya çalıştım; her ne kadar bazıları tarafından anlaş…"

"Onlar, bu film var oldukça yaşayacaklar."

"Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz ya da bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biç…"

"Bir köle olarak yaşamaktansa özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir."

"Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki, ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için."

"Ülkemden ayrılışım, özgür olmak, yaşamak istediğimden ötürü değil, özgürlük ve demokrasi kavgasına daha etkin ve aktif bir biçimde katılabilmek içindir."

"İnsanları taş duvarlar, demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi, onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır."

"Bizim parasızlıktan kesemediğimiz sakalımız serseriye moda olmuş."

"Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı."

"Pardösüsü olanlar kışı özlerdi. Ekmeği olanlar akşamı, uykusu olanlar geceyi beklerdi. Ölüm beni çağırıyor."

"Hayatın iyi, uslu bir seyircisi olmaktansa hayatın içinde başarısız bir adam olmak bin kere daha iyidir. İyi bir boks seyircisi olmaktansa, kötü bir boksör olmayı göze almak daha iyidir."

"On binlerce, milyonlarca insan beni izler hedefim onların sevgisine layık olmak, farkında olmadıkları; Şeyleri göstermek, onları uykularından uyandıracak filmler yaparak onları toplumsal mücadeleye ka…"

"İçimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor sevgili."

"En zor en imkansız zamanda dahi başarıya gitmenin tek yolu çalışmaktır."

"Güzellik bir bütünün sonucudur. Bunun için kolay görülmez, kolay varılmaz, kolay anlaşılmaz."

"Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili."

"Arkadaşlar! Dışarıda bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın, uyandırsın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?"

"Biz de bilirdik sevgiliye karanfil almasını lakin aç idik, yedik karanfil parasını."

"Ben bir kavga adamıyım. Sinemam da bir kavganın, halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır."

"Hayatı kendim için yaşamıyorum. Ve korkmuyorum hiçbir şeyden. Başıma gelecekleri de biliyorum. Her şeye rağmen, düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü. Biz öleceğiz ama çocuklarımız bırakacağımız…"