Ziya Paşa
1825 - 1880
Ziya Paşa (1825–1880), Osmanlı Tanzimat dönemi aydınlarından biri olarak hem devlet hizmetinde hem de edebiyat sahasında belirgin izler bırakmış bir yazardır. Geleneksel medrese eğitiminin ardından idari görevlerde bulunmuş, devlet katında edindiği tecrübeyi fikir ve eleştiri yazılarına yansıtmıştır. Ziya Paşa’nın hayatı, dönemin siyasi çalkantıları ve reform arayışlarıyla paralel ilerlemiş; bazen saray çevresiyle, bazen de muhalif aydın çevreleriyle ilişkili pozisyonlar almıştır. Edebi olarak Ziya Paşa, klasik Osmanlı şiir geleneğiyle modernleştirme eğilimlerini birleştiren bir hattı benimsemiş, dil ve üslup üzerinde düşündüren denemeler ve eleştirel metinler üretmiştir. Toplumsal ve siyasal meseleler hakkındaki görüşlerini cesurca dile getirmiş; bu yönüyle Tanzimat kültürünün yapı taşlarından sayılmıştır. Ölümü sonrasında da fikirleri ve yazınsal yaklaşımı, sonraki kuşakların Osmanlı-Türk edebiyatı ve entelektüel tarihine katkı sağlamıştır.
Sözler (41)
"Sevgililer gitse, aşıklar dağılsa, şaraplar dökülse, böyle gecenin hayrı umulur mu seherinde?"
"Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadakat modalandıNâmus tamâm oldu hamiyyet yeni çıktı."
"Sâdıkları tahkîr ile red kaaide olduHırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı."
"İnsana sadakat yakışır görse de ikrahYardımcısıdır doğruların Hazreti Allah."
"İnsana bağlılık yakışır, görse de [bunun aksi] kabul,Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah."
"Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçiHainlere ammâ ki riâyet yeni çıktı."
"İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakkiEvvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı."
"İslam imiş devletin ilerlemesine engel,Önceden yok idi bu söylenti yeni çıktı."
"Zannetmeyin ki ben Amasya'da paşalık yaptımGördüğüm yetimlere babalık yaptım."
"Kalkın ey Felah-ı Vatan dediler, kalktıkHerkes oturdu, biz ayakta kaldık."
"Bi-baht olanın bâğına bir katresi düşmezBârân yerine dürr-ü güher yağsa semâdan."
"Afv ile mübeşşer midir eshâb-ı meratibKânun-i cezâ âcize mi hâs demektir?"
"En ummadığın keşf eder esrar-ı derununSen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?"
":En ummadığın kişi ortaya çıkartır sırlarını derindekininSen herkesi kör, evreni sersem mi sanırsın?"
"İncinmemek istersen eğer mülk-i fenadaBir kimseyi incitmemeğe hasr-ı meram et."
"Erbab-ı kemali çekemez nakıs olanlarRencide olur dide-i huffaş ziyadan."
"Olgun kişileri [bilgeleri] çekemez eksikliği olanlarGece kuşlarının gözü rahatsız olur ışıktan."
"Asafın mikdarını bilmez Süleyman olmayanBilmez insan kadrini alemde insan olmayan."
"Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördümDolaştım mülk-i İslâmı bütün virâneler gördüm."
"Müslüman olmayanların ülkelerini gezdim imar olunmuş gördüm, Müslüman ülkelerini gezdim harabeler gördüm."