Zülfü Livaneli
1946 - günümüz
Zülfü Livaneli (d. 20 Haziran 1946), Türkiye’nin önde gelen müzisyen, besteci, yazar ve kamu entelektüellerinden biridir. Şarkı yazarlığı ve bestecilik alanında ulusal çapta tanınmış eserler vermiş, sahne performansları ve albümleriyle geniş bir dinleyici kitlesi edinmiştir. Müzik kariyerinin yanı sıra roman, deneme ve senaryo yazarlığıyla da dikkat çeken Livaneli, kültürel üretimi siyaset ve insan hakları hassasiyetiyle birleştiren bir figür olarak öne çıkar. Eserleri genellikle toplumsal meseleler, tarih ve insan ilişkileri temalarını işler ve pek çok dile çevrilmiştir. Edebiyat tarafında Livaneli, hem eleştirel hem de popüler başarı yakalamış eserler kaleme almıştır; romanları ve yayınları geniş okur kitlelerine ulaşmıştır. Toplumsal duyarlılığı, aktivizmi ve kültürel faaliyetleri nedeniyle kamu yaşamında etkin bir rol üstlenmiş; kültür politikaları, barış ve insan hakları alanlarında ses getiren girişimlerde bulunmuştur. Ulusal ve uluslararası platformlarda temsil edici projeler üretmeye devam eden Livaneli, Türkiye’nin güncel kültür hayatının formasyonunda belirgin bir etkide bulunmuştur.
Sözler (45)
"Kibir, aptallığın daniskasidır. Kibirli insanlar, bana gülünç geliyor. Aptal geliyor. Herkes gibi, bir gün sen de toprak olacaksın kardeşim. Zeki insan kibirli olamaz, mümkün değil!"
"Türkiye’de solun rotasını işçi sınıfı mücadelesi çizmemiş, Kurtuluş Savaşı’ndan gelen kadrolar, “Bir de sol renk koyalım buraya” diyerek belirlemiştir."
"Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama İstanbul güzel bir şehir."
"İstanbul vefasız bir sevgiliye benzer. Sana hep ihanet eder ama, sen yine de onu sevmeye devam edersin."
"Hem Batılıyız, hem de Doğulu. Aristoteles’i okurken İbn Rüşd’ü de ihmal etmesek, her şey kolaylaşacak."
"Roman bir empati kurabilme, yazdığınız karakterleri anlayabilme sanatıdır. Onları tanıyacak, hatta özdeşleşeceksiniz ki anlattığınız zaman yerine otursun."
"Pişmanlık olarak sayacağım en önemli şey; vaktinde beni zorla gündelik siyasete sokmalarıdır. Hem acı çektim, hem de vakit kaybettim. Ben bu ülkenin siyasetine hiçbir zaman akıl erdiremedim, ayrıca bö…"
"Ben genel başkan olsam, bir dakika durmam Atatürk'ün yenilikçi, modern, çağdaş, laik düşüncesini korurum."
"Kitap okumanın dünyadaki en büyük zevk olduğunu ben biliyorum. Bir tek aklım var ama okuduğum her kitaptaki insanın aklına yaslıyorum kendi aklımı. Tarihin en büyük romancıları, beyinleri, düşünürleri…"
"Sanat… Benim kendimi tedavi etme yöntemim sanat. Yalnız yazmak, bestelemek değil, okumak, hep okumak, dünyanın büyük beyinlerine sırtımı yaslamak…"
"Koltukta oturanlara önerim, bu ülkenin kurucusunun gözlerine baksın. O zaman ne yapmaları gerektiğini anlayacaklardır."