Hikmet Kıvılcımlı
1902 - 1971
Hikmet Kıvılcımlı (1902–1971), Türk Marksist düşünür, siyasetçi ve yazardır. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden itibaren sol akımlar içinde yer almış, Türkiye koşullarına özgü Marksist analizler üretmeye çalışmıştır. Hem yayınlanmış kitaplar hem de genişçe tasnif edilmemiş yazma eserler bırakmış; tarih, siyaset ve sınıf analizine odaklanan çok sayıda çalışma kaleme almıştır. Hayatı boyunca hem teorik tartışmalara hem de pratik örgütlenme çabalarına aktif katkı vermiştir. Kıvılcımlı’nın düşüncesi, tarihsel materyalizmi Türkiye'nin özgün sosyo-ekonomik gerçekliklerine uygulama gayretiyle karakterizedir; özellikle köylü-işçi ilişkileri, ulusal soru ve devrim stratejileri üzerine yoğunlaşmıştır. Siyasi faaliyetleri nedeniyle dönem dönem yasal baskılara ve tutuklamalara maruz kalmış, ancak fikirleri sonraki kuşaklar üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. Eserleri ve notları Türkiye sol literatüründe araştırma ve tartışma konusu olmaya devam etmekte, akademik ve politik çevrelerde yoğun ilgi görmektedir.
Sözler (45)
"Sermayenin yerlisi de, yabancısı da, Türk milletini sömürmekte ortaktırlar: çekişilen, sömürgenin pay edilmesindedir."
"Bir topluluğu yaratacak olan şey, ne en dahi filozofun kafasındaki uydurmalar, ne de dünyaya kapalı tarikatın ilhamları ve temennileriyle olur; devrimi de, devrim hayatını ve devrimci düzeni de yarata…"
"Devlet, toplum içindeki sosyal parçalanlıkları birbirleriyle tepişirken belirli düzenin dışına çıkarmamak üzere baskı altında tutmak için vardır."
"Kadın olsun, erkek olsun, ortada insanın bir tek kurtuluş yolu vardır: işgücünün sömürülmemesi."
"Finans kapitalin başlıca provokasyonlarından biri de işçi sınıfı içinde "aristokrat amele" yaratıp işçi sınıfını daha kolay sömürmektir."
"Din ihtiyacı, en çok fakir ülkelerin ezilen halk yığınlarına kalmıştır. Halk yığınları dine dört elle sarılmakta haklıdırlar çünkü hayatın binbir sancısına katlanmak için, "Din" tesellisinden daha kol…"
"İnsanı hiçe sayıyorlar. Bu durumlarıyla hepsi anayasa dışına fırlamış, gayrimeşru oyunbazlardır."
"Tarihin yörüngesi, en ufak ikircikliğe yer bırakmayacak ölçüde işçi sınıfının yörüngesine girmiştir."
"Devrim, daima o zamana dek ezilmiş, soyulmuş bulunan insanların ezenlere ve soyanlara karşı ayaklanmalarıdır."