Attila
406 - 453
Attila (yak. 406–453), Hunların önde gelen hükümdarı olarak 5. yüzyılın ilk yarısında Avrupa’da önemli bir güç merkezi oluşturdu. Muhtemelen 434 civarında kardeşi Bleda ile birlikte hunların eş-hükümdarlığını üstlenmiş, Bleda’nın ölümü veya tasfiyesi sonrasında tek hükümdar olarak otoritesini pekiştirmiştir. Attila, Bizans İmparatorluğu ile sık sık barış anlaşmaları ve fidye uygulamaları aracılığıyla ilişkiler kurmuş, aynı zamanda Batı Roma İmparatorluğu’nun çeşitli bölgelerine yönelik akınlarla geniş çaplı baskı ve istikrarsızlık yaratmıştır. 451’deki Katalaunian Ovası (Châlons) Muharebesi gibi çarpışmalar ve 452’de İtalya’ya yönelik seferler, onun Avrupa siyasetindeki rolünü belirginleştirmiştir; bu askeri hareketler Roma liderleri ve Gallo-Romen birlikleriyle karşı karşıya gelmesine yol açmıştır. Attila’nın ölümünün ardından Hun federasyonu çabuk bir şekilde dağılmış, mirası hem tarihsel hem de efsanevi boyutlarda yorumlanmıştır. Orta Çağ ve modern dönem kaynaklarında çoğu zaman “Tanrı’nın Kırbacı” (Scourge of God) olarak anılması, onun hem korku hem de jeopolitik bir dönüm noktası olarak algılanmasına neden olmuştur. Attila’nın kökenleri, yönetim biçimi ve ölümü hakkındaki ayrıntılar tarihî kayıtların sınırlılığı nedeniyle belirsizliğini korur; yine de göç Çağı Avrupa’sının şekillenmesinde merkezi bir figür olarak kabul edilir.
Sözler (64)
"Akıllı bir komutan kötü bir haber getiren Hun'u asla öldürmez. Akıllı komutan asıl kötü haber getirmeyen Hun'u öldürür."
"Komutanlar: Kendinizi kaybederseniz, kazanamazsınız. Kendinize güvenin kendinize ait olun, kazanamasanız bile elinizden geleni yaptığınıza emin olabilirsiniz."
"Bir komutanın başarılı olması için zekâ bakımından çok üstün olması gerekmez ama zafer kazanmak için engel tanımayan bir azmi, amacına ulaşmak için kesin bir inancı ve cesaretini kırmak isteyenlere ka…"
"Kendini düşünen kibirli ve kendine hayran kişiler pek ender olarak büyük lider olurlar ama kendini beğenmişlikleriyle ün kazanacakları muhakkakdır."
"Engelleri zorlukla yenmenin hayatlarına renk katacağını ve onları etkileyeceğini Hunlar erkenden öğrenmelidir."
"Başarılı hunlar zor durumlarda ne yapacaklarını ve hatalarından nasıl sıyrılacaklarını bilirler."
"Çabuk verilmiş kararlar her zaman iyi kararlar değildir. Aynı şekilde çok ağır verilen kararlar da en iyi kararlar olmayabilir."