Joseph Goebbels
1897 - 1945
Paul Joseph Goebbels (1897–1945), 20. yüzyılın en etkili ve tartışmalı propagandistlerinden biridir. 29 Ekim 1897'de Rheydt, Almanya'da doğdu ve 1933–1945 yılları arasında Adolf Hitler yönetimindeki Nazi rejisinde Reich Propaganda Bakanı olarak görev yaptı. Dil ve edebiyata yönelik akademik ilgisi, söylem ustalığı ve kitleleri etkileme becerisi, onu parti içinde medyayı, kültürü ve kamuoyunu şekillendirmede merkezi bir figür haline getirdi. Goebbels, radyo, sinema, basın ve kitlesel etkinlikleri sistematik şekilde kullanarak Nazi ideolojisinin yayılmasını organize etti; antisemitik ve militarist söylemlerin kitlelere ulaştırılmasında kilit rol oynadı. Basın sansürü, kültürel politika yönlendirmesi ve propagandanın kurumsallaştırılmasıyla, rejimin iç desteğini sağlamaya ve muhalefeti bastırmaya katkıda bulundu. Savaşın son günlerinde Berlin'de, eşi Magda ile birlikte çocuklarını öldürdükten sonra 1 Mayıs 1945'te intihar etti. Goebbels’in mirası, propagandanın nasıl sistematik biçimde yönetilebileceğine dair tarihsel ve etik uyarılar barındırır; medya, siyaset ve toplum ilişkileri üzerine yapılan analizlerde sıklıkla örnek gösterilir.
Sözler (17)
"Eğer mesele politikada ahlaklı olmaksa, İngiliz basınının yapacağı en mantıklı iş bu konudan uzak durmak olacaktır."
"Gece benim en iyi dostumdur. Ruhumdaki fırtınayı yatıştırır ve yol gösterici yıldızın yükselmesini sağlar."
"Güce dayalı bir kuvvete sahip olmak güzeldir. Fakat halkın güvenini kazanıp, koruyabilmek çok daha güzeldir."
"Her çağ tarihsel olarak aristokrasiyle yönetilmiştir. Aristokrasinin anlamı "en iyilerin yönetimi"dir. Hiçbir zaman insanlar kendi kendilerini yönetmez. Bu kaçıklık hali liberalizm tarafından tezgahla…"
"Hıristiyanlık bugün ne anlama geliyor? Nasyonal sosyalizm bir dindir. Bir gün, yakında, nasyonal sosyalizm tüm Almanların dini olacaktır."
"Führer derinden dindar birisi, fakat tamamen Hristiyanlık karşıtı. Hristiyanlığı çürüme belirtisi olarak görüyor. Haklıdır da. Çünkü Yahudiliğin bir alt dalıdır."
"Kapitalist bir devletteki işçi -ki bu onun en büyük talihsizliğidir- artık insan, mucit veya imalatçı değildir. Bir rakamdır, makinenin içindeki algısız ve kavrayışsız bir dişlidir. Ürettiği şeyden ya…"
"Kapitalizm tamamen bir Yahudi sistemi. Bizler sosyalistiz, ama Marksizme karşıyız. Sosyalizmi, Marksizmden ibaret sananlar bizi sosyalist olmamakla suçluyor. Oysaki kapitalizm ve Marksizm aynıdır, Yah…"