Alice Walker
1944 - günümüz
Alice Walker (d. 1944-02-09), Amerikan edebiyatının önde gelen yazar, şair ve aktivistlerinden biridir. Georgia eyaletinde doğup büyüyen Walker, 20. yüzyılın sonlarında özellikle ırk, cinsiyet, sınıf ve ruhaniyet temalarını işleyen çalışmalarıyla uluslararası ün kazandı. En çok bilinen eseri The Color Purple (1982) adlı romanı, hem eleştirel hem de ticari başarı elde etmiş; eseri için 1983'te Pulitzer Ödülü ve National Book Award gibi prestijli ödüller verilmiştir. Walker’ın anlatımında halk dili, iç sesler ve kadın deneyimlerine odaklanan güçlü karakter betimlemeleri ön plandadır. Yazı yaşamı romanlarla sınırlı kalmayıp şiir, deneme ve kısa öyküleri de içerir; In Search of Our Mothers' Gardens gibi deneme derlemeleri geniş yankı uyandırmıştır. Aktif bir toplumsal aktör olarak Walker, sivil haklar hareketi, kadın hakları ve diğer küresel adalet meselelerine katkıda bulunmuş; siyasi görüşleri ve kamuoyu açıklamaları zaman zaman tartışmalara konu olmuştur. Eserleri, kara feminist eleştiri ve çağdaş Amerikan edebiyatı literatüründe kalıcı bir yer edinmiş olup dünya çapında okunmaya ve akademik çalışmalara kaynaklık etmeye devam etmektedir.
Sözler (42)
"Bazen bir şeyi çok fazla isteyebilirsin, sonra onun hiç de gereksindiğin şey olmadığını anlarsın."
"Daha iyisini yapmak istiyorsak bir yerden başlamamız gerek; elimizde kendimizden başkası yok."
"Bilirsin, herkes er ya da geç birazcık da olsa tecrübe edinmeye mecburdur; bunun için tek yapılması gereken sağ kalmaktır."
"Neden sevgiye ihtiyacımız var diye sormaya başladım. Neden acı çekiyoruz? Neden siyahız? Neden kadın ve erkekler var?"
"Benim Tanrım dindar bir Tanrı değildir. Benim Tanrım doğadır, benim Tanrım var olan her şeydir. Tanrı bu. Her şey Tanrı'dır."
"Tanrı'yı kilisede buldun mu hiç? Ben hiç bulamadım; Tanrı'nın ortaya çıkmasını ümit eden bir takım insanlar buldum yalnızca."
"Oturup başka insanların sizin adına mutlu olmasını beklemeyin. Elde edeceğiniz her tür mutluluğu kendiniz sağlamak zorundasınız."
"Hayvanlar dünyada kendileri için bulunurlar. İnsanlar için var olmamışlardır; siyahların beyazlar için, kadınların erkekler için var olmadığı gibi."
"Erkekler kadınlardan daha iyi avcıydı ama bunun tek sebebi kadınların et dışındaki yiyeceklerle de oldukça iyi yaşayabileceklerini fark etmiş olmalarıydı."
"Bence yerli halklar, Dünya'da sonsuza kadar sahip oldukları yaşama biçimine sahipler. Ve çok fazla para ve güce sahip olan organize din tarafından istila edildiler."
"Tanrıyı nasıl düşündüğümü anlatayım sana. Tanrı senin içinde. Herkesin içinde. Doğarken içindeki tanrıyla doğuyorsun. Ama yalnız kendi içlerine bakmayı bilenler buluyorlar onu."
"Erkeklerin kadınlarla bir konuşma şekilleri var ki fazlasıyla babamı hatırlatıyor bana. Anca talimat verecek kadar dinliyorlar kadınları. Kadınlar konuşurken yüzlerine bile bakmıyorlar."
"Amerika Amerika'dır. Kapitalist bir sistemdir. Onlar [liderler] kârın her şeyden daha önemli olduğu inancını benimsediler. Toplumun kutuplaşması sadece bunun yeniden su yüzüne çıkmasıdır."
"Kapitalizm büyük bir sorun çünkü kapitalizmle birlikte satın alıp satacak başka bir şey kalmayana kadar bir şeyler alıp satmaya devam edeceksiniz, bu da gezegeni silip süpürmek anlamına geliyor."
"Her şey sevilmek ister. Bizler şarkı söyler dans ederiz, gülücükler atıp birbirimize çiçek buketleri veririz, sevilmek uğruna. Ağaçların da dikkat çekmek için, yürümek hariç bizim yaptığımız her şeyi …"
"Tekbaşınalık aynı zamanda yalnız olmaktır. Lüks içinde, yalnızca kendi seçtiğiniz işlere gömülmek, başkalarının yokluğunun yarattığı boşluğu değil, kendi varlığınızın doldurduğu zamanı yaşamak. Tekbaş…"