Steven Best
1955 - günümüz
Steven Best, çağdaş hayvan hakları hareketi, çevreci düşünce ve radikal etik konularında eser veren Amerikan filozof ve aktivisttir. Yazıları hayvanların hakları, ekofaşizm eleştirisi ve kapitalizme karşı radikal toplumsal dönüşüm temalarını işler; hem akademik makaleler hem de popüler düzeydeki kitap ve derleme çalışmaları aracılığıyla hareketin teorik zeminine katkıda bulunmuştur. Best’in yaklaşımı, hayvanların ahlaki statüsünün temelinden yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunmakta ve hayvan kurtuluşunun geniş bir sosyal adalet çerçevesi içinde ele alınmasını vurgulamaktadır. Kamuoyunda ve akademide etkin olan Best, doğrudan eylem, sivil itaatsizlik ve çatışmacı stratejilere ilişkin tartışmalarda sıkça referans verilen bir figürdür; bu nedenle bazı görüşleri hem destek hem de eleştiri toplamıştır. Yazıları ve editörlüğünü üstlendiği derlemeler, hayvan hakları savunuculuğunun siyasi, etik ve taktiksel boyutlarını bir araya getirerek hareket içi ve dışı okuyuculara kaynak sağlamıştır. Tartışmalı söylem ve eylem savunuları, Best’in teorik katkılarını daha görünür kılmış ve hayvan hakları literatüründe kalıcı bir etki bırakmıştır.
Sözler (51)
"Hayvan hakları, hayvanların bizimle eşit olduğunu söylüyor; ne de olsa hepimiz hayvanız; hepimizin acıdan, işkenceden ve ölümden uzak olmak istediği, özgür olup aile üyelerimizle beraber olmak istediğ…"
"Akademisyenler nihayetinde politik eyleme ve devrimci değişimlere sürekli engel olan, kendi çıkarlarına düşkün kariyeristler, bürokratik görevliler ve devletin hizmetçileri olarak ortaya çıkar."
"Tahakkümcü ve türcü kimlikler bizi felaketler yokuşundan aşağı yuvarlıyor; insanlık ve yaşayan dünya bir geleceğe sahipse evrensel bir etik kavramını kucaklamak zorundayız."
"Bir canlının hissetme yeteneğine sahip olması, onun temel haklara sahip olması için gerekli ve yeterli bir koşuldur."
"Hayvanları yemek için katletmek, dünyadaki açlık sorununu büyütüyor, çevre krizini şiddetlendiriyor ve sağlık ile insan kaynağı bütçelerine zarar veriyor."
"Haklar beyaz, elit kapitalist bir söylemle başladı; insan hakları aslında kapitalistlerin haklarıydı."
"İnsancıllık bir önyargıdır; olgunlaşmamış, işlevsiz ve bayat bir dogma, akıl kilisesinden çıkan bir çeşit fundamentalizmdir."
"Ülke, bayrak veya şirketlerin savaşları için hayatımı asla feda etmem; ama dünya, hayvanlar ve cephedeki yoldaşlar için seve seve ölürüm."
"'Eko-terörist' diye suçlananlar aslında şiddet ve cinayetten en çok para kazananlar olup, işledikleri suçları başkalarını suçlayarak gizlemeye çalışırlar."
"Tarih, insanların hayvanları sömürüp katletmesi, ardından diğer insanlara hayvanmış gibi davranıp aynısını onlara yaptığını gösteren bir kalıbın varlığını ortaya koyuyor."
"Aynen 1980'lerde Latin Amerikalı köylülerin hem toprak hem de adil ücret istediği zaman komünist olarak aşağılanması gibi günümüzde doğayı şirket saldırılarına karşı savunan aktivistlere de terörist d…"