Kenan Evren
1917 - 2015
Kenan Evren (1917–2015), Türk generali ve siyasetçisidir. 17 Temmuz 1917'de doğmuş olup uzun bir askerî kariyerin ardından 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen askerî darbenin başını çekmiş, darbe sonrası Millî Güvenlik Konseyi başkanlığı görevini üstlenmiştir. 1982 Anayasası döneminde Türkiye Cumhuriyeti'nin yedinci cumhurbaşkanı olarak görev yapmış ve 1982-1989 yılları arasında devletin en üst makamında bulunmuştur. Evren’in liderliğinde yürütülen yönetim, ülke siyasetinde ve toplumsal yaşamda köklü dönüşümlere yol açmış; siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum üzerinde sıkı düzenlemeler getirilmiştir. Cumhurbaşkanlığı dönemi ve sonrasındaki mirası büyük ölçüde tartışmalıdır: destekçileri darbenin ülkeye istikrar sağladığını savunurken, eleştirmenleri ağır insan hakları ihlallerini, tutuklamaları ve düşünce özgürlüğü kısıtlamalarını vurgulamıştır. 2014 yılında 12 Eylül darbesiyle ilgili olarak yargılanmış ve karar süreci kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır. 9 Mayıs 2015’te vefat eden Evren, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde etkisi ve tartışmalarıyla hatırlanan bir figür olarak akademik ve kamu tartışmalarında yer almaya devam etmektedir.
Sözler (32)
"Maalesef en zayıf tarafımız denetleme noksanlığımız. Kimse denetlemeye gitmiyor. Zira giderse karşısına bir sürü sorun çıkacak. Masa başında oturursa bu sorunlar önüne gelmeyecek ve başı da ağrımayaca…"
"Millete ne söz vermişsek hepsini noksansız yerine getirmiştik. Şimdi herkes bizi alkışlıyor ama ileride de bu yapılanlar acaba alkışlanacak mı? Zannetmiyorum. Yapılanların hepsi tarihin tozlu sayfalar…"
"Cumhurbaşkanlığının en zor yanı burada. Olur olmaz yerde düşüncenizi açıkça söyleyemezsiniz. Ağzınızdan çıkan her kelimeye dikkat etmek zorundasınız. "Acaba Şunu söylediğim takdirde taraf tutma durumu…"
"Her ikisi de aleyhimizde olduğuna göre demek ki biz 12 Eylül döneminde ne sağa ne sola taviz vermemiş, ortada yürümüşüz. Böyle hareket ettiğimizi ve hiçbir tarafa meyletmediğimizi biliyordum."
"Taksim'de kilise var, cami yok. Kiliseye karşılık biz de cami yapmak istiyoruz. Bu teklifi de kabul etmemiştim. İstanbul'da sanki cami sıkıntısı varmış gibi cami yapma teklifi getiriyorlar. "Okul yapt…"
"Bu maddeyi, "Kendisi için böyle hazırlattı." derler düşüncesiyle değiştirdim ve bir dönem olmasını sağladım."
"Çocuklarımıza geçmişte varlığımıza göz diken ihanet ocaklarının pençesine düşenlerin başarısızlık, çaresizlik, kan ve gözyaşı ile noktalanan acı sonlarını hatırlatarak her zorluğu aşmada, çağdaş uygar…"
"Devletin başında olanlar, zaman zaman yönetimi ellerine alanlar; birbirlerini düşman gibi görürler, birbirlerinin selamlarını dahi almazlarsa hangi yüzle halka dönüp de "Kamplara ayrılmayın, bölünmeyi…"
"Durum hiç de iyi değil. Hiçbir şeyin hâlledildiği yok. Galiba sonunda bu işe müdahale etmek zorunda kalacağız. Eğer durum böyle devam eder ve partiler bu anlayışsızlık içerisinde olurlarsa müdahaleden…"
"Eski parti yöneticileri yine gelsinler ve o tarihte olduğu gibi yine birbirleriyle çekişmelere, kavga etmeye başlasınlar, anarşi ve terörü hortlatsınlar, göz yumacak mısınız? Bakın hep bir ağızdan "Ha…"
"Gerici, bölücü, yıkıcı ve aşırı değil; yapıcı, yaratıcı, dengeli ve yurdunu, ulusunu her şeyden çok seven, Atatürk gibi seven gerçek Atatürkçüler olunuz. Doğumunun 100. yılında Aziz Atatürk'ün anısına…"
"Gönül arzu eder ki bütün gençler liseyi okusun hatta bütün gençler üniversiteyi okusun. Bu, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Liseyi bitiren herkes üniversiteyi okuyamaz."
"Hiç sabırsızlık göstermeyin! Siyaset yapmanın ölçüsü var mıdır yok mudur, yakında öğreneceklerdir. Samimi bir şekilde memleket meseleleri ile uğraşmak nedir? İdeolojik mücadele, bölücülük, anarşistlik…"