Aleksandr Soljenitsin

Aleksandr Soljenitsin

1918 - 2008

Aleksandr İsaeviç Soljenitsin (11 Aralık 1918 – 3 Ağustos 2008), Sovyetler Birliği döneminin en etkili romancılarından ve muhalif düşünürlerinden biridir. II. Dünya Savaşı’nda görev yapmış, savaş sırasında yazdığı özel eleştiriler nedeniyle 1945’te tutuklanarak çalışma kamplarına gönderilmiştir; bu deneyimler onun edebi üretiminin temelini oluşturmuştur. 1962’de yayımlanan "Ivan Denisoviç’in Bir Günü" onu geniş kitlelere tanıtmış, 1973’te yayımlanan ve Sovyet çalışma kampı sistemini ayrıntılarıyla ortaya koyan "Gulag Archipelago" ise hem uluslararası yankı uyandırmış hem de Sovyet makamlarının sert tepkisini çekmiştir. 1970 Nobel Edebiyat Ödülü ile uluslararası düzeyde tanınmış, 1974’te sürgün edilmiştir. 1994’te Rusya’ya dönmüş ve 2008’de Moskova’da vefat etmiştir. Soljenitsin’in yazınsal üslubu tarihsel gerçekçilik, ahlaki sorgulama ve bireysel vicdanın ağırlığı üzerine kuruludur. Eserleri Sovyet totaliterizminin belgelenmesi ve insanlık onurunun savunusu açısından kıymetli kabul edilir; aynı zamanda yaşamının ilerleyen dönemlerinde benimsediği milliyetçi ve muhafazakâr görüşler nedeniyle tartışmalara konu olmuştur. Bugün Soljenitsin, 20. yüzyılın siyasi edebiyatında belirleyici bir figür olarak kabul edilir; eserleri pek çok dile çevrilmiş ve tarihsel hafızanın oluşturulmasında uzun süre etkili olmuştur.

Sözler (15)

"İdeoloji her suçu haklı kılar."

"Bir çığlık bir çığ meydana getirir."

"Senin sevdiğin vatanın değil, emekli maaşın!"

"Doğruya eklediğiniz her şey, doğruluğu eksiltir."

"Aptallar öğretmeyi, akıllılar ise öğrenmeyi sever."

"İnsan mezardan dönemez ama hatadan dönebilir."

"Sen kendine yardım etmezsen kimse sana yardım etmez."

"Yoksa güneş de duruşunu kararlara göre mi ayarlayacaktı?"

"Bizi ancak bizimle birlikte aynı çanağa kaşık sallayanlar anlar!"

"Canının sıkıntısını giderecek en iyi çareyi bulmuştu; hemen çalışmaya koyulmak!"

"Bütün yaşamımda tekrar tekrar, derinden derine korkutuldum... Artık beni hiç bir şey korkutamaz."

"Eğer önce hayvanları sevmekten vazgeçersek, sonunda insanları sevmekten vazgeçmemiz kaçınılmaz olmayacak mı?"

"İnsanları aptal yerine koyup onlara öbür dünyada cennete ya da cehenneme gideceklerini söylemek bence saçmalığının en büyüğü."

Din

"Kolay kazanılan paranın değeri yoktur, insana kazanmış olmanın zevkini vermez. Eskiler boşuna dememişler. "İnsan karşılığını vermediği şeyin değerini bilmez" diye..."

"Bir çığlık bir çığ meydana getirir. İnsan mezardan dönemez ama hatadan dönebilir."