Anatole France

Anatole France

1844 - 1924

François-Anatole Thibault (Anatole France), 16 Nisan 1844’te Paris’te doğmuş, 12 Ekim 1924’te ölmüş Fransız romancı, eleştirmen, şair ve gazetecidir. 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında edebiyat sahnesinde etkili olmuş; yalın, ironik ve entelektüel üslubu ile tanınmıştır. İlk dikkat çeken eseri Le Crime de Sylvestre Bonnard (1881) olurken, daha sonra yazdığı Thaïs, La Rôtisserie de la Reine Pédauque ve özellikle Penguenler Adası (L'Île des Pingouins) gibi yapıtlar onu geniş kitlelere ulaştırdı. Anatole France, insan doğasına dair şüpheci ve hümanist bakışı, toplumsal eleştirileri ve mizah anlayışıyla bilinir. Dreyfus davasında adalet yanlısı tutumu ve entelektüel kamuoyundaki aktif rolüyle de öne çıktı. 1896 yılında Académie française üyeliğine seçildi ve 1921’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü; ödül gerekçesinde eserlerindeki zarafet, adalet ve özgürlük savunusu öne çıkarıldı. Edebiyatta klasik formu çağdaş içerikle harmanlayan eserleri, Fransız ve dünya edebiyatında kalıcı etki bıraktı.

Sözler (56)

"Ben akla bayılırım. Akıl bize rehberlik eder, aydınlatır."

"Acı kadar hiçbir şey genişletemez aklı."

"Bir insan, bir hayvanı sevene kadar özünde bir bölümü uykudadır."

"İnsan daima kendini anlatır ama hiç bir zaman anlaşılmaz."

"İnsan ne yaparsa yapsın, yeryüzünde yalnızdır."

"Kadın erkeklere zevk vermez, keder verir, dert verir, hüzün verir!"

"Öğretme sanatı, genç akıllarda var olan doğal merakı, bilahare tatmin etmek amacıyla, uyandırmaktır."

"Babanın erdemleri; çocuklarının servetidir."

"Bir kitabın ne kadar okuyucusu varsa, o kadar değişik çeşidi var demektir."

"Üç şey birlikte doğdu: insan, özgürlük ve ışık."

"İnsan dünyada ancak dünyaya boş verdiği zaman mutlu olur."

"Uslu halkların adalet anlayışı çok su götürür."

"Hayatını Nasıl geçireceğini bilmeyen adamlar, sonsuza kadar sürecek başka bir hayat istiyorlar."

"Kötü alışkanlıklardan kurtulmaya çalışmaktansa, onları hiç edinmemek daha iyidir."

"Alçak gönüllülük kendi gerçek değerini anlamaktır."

"Öç duygusu, cinayetten daha vahşi, daha yırtıcı bir duygu."

"Şu bir gerçektir ki, çoğu zaman insanlar bilgisiz yaşar. Kendimizi hemen hemen hiç tanımıyoruz. Başkasını da öyle."

"Kişi aşırılıklara kaçmadan yaşamın tadını çıkarmalıdır. Aşırılıklar ve büyük tutkular bireyi yıkıma sürükler."

"İnsanlar her zaman anlaşırlar ama hiçbir zaman birbirlerini anlamazlar."

"Ayakkabım yok diye üzülüyordum, ayakları olmayan bir çocuk görene kadar."