Doris Lessing

Doris Lessing

1919 - 2013

Doris Lessing (doğum adıyla Doris May Tayler), 22 Ekim 1919’da İran’ın Kermanshah kentinde doğmuş ve çocukluğunu Güney Rodezya’da (bugünkü Zimbabve) geçirmiş Britanyalı romancı ve deneme yazarıdır. Okulu erken terk etmiş, çeşitli yaşamsal ve toplumsal deneyimleri yazınına taşıyarak 1950’de yayımlanan ilk romanı The Grass Is Singing ile dikkat çekmiş; sömürgecilik, cinsiyet, kimlik ve toplumsal adaletsizlik temalarını ele alış biçimiyle öne çıkmıştır. 1962 tarihli The Golden Notebook, özellikle feminist edebiyat ve modern roman formu üzerine etkisi nedeniyle geniş yankı uyandırmıştır. Lessing’in üretimi yalnızca toplumsal gerçekçilikle sınırlı kalmayıp, daha sonra psikoloji, politik düşünce ve mistik-kosmolojik temaları harmanlayarak deneysel yapıtlar da ortaya koymuştur; Canopus in Argos dizisi bilimkurgu öğelerini kullanarak geniş bir tarihsel ve mitolojik perspektif sunar. Yazınsal başarısı, 2007’de Nobel Edebiyat Ödülü ile taçlandırılmıştır. Hayatı boyunca kamusal tartışmalarda aktif olmuş, çok sayıda roman, öykü ve deneme bırakmış; 17 Kasım 2013’te Londra’da ölmüştür. Edebiyat eleştirmenleri tarafından dönemin en etkili İngiliz dili yazarlarından biri olarak kabul edilir.

Sözler (37)

"Bir yazar dünyanın vicdanıdır."

"Mutsuz çocukluklar romancılar yaratır."

"Alışkanlıkların kölesi olmak bir boyunduruktur."

"Neredeyse bir işi olan herkes devlete çalışıyordu."

"Asıl devrim, kadının erkeğe karşı yaptığı devrimdir."

"Her şey değişiyor. Emin olabileceğimiz tek gerçek bu."

"Yaşlılar bir zamanlar gençti, gençler hiç yaşlı olmadılar."

"Borç almak dilenmekten pek de üstün bir şey değildir."

"Yaşam, okunması gereken kitapları okumaya bile yetmiyor."

"Ne de olsa Tanrıların bulunduğu her yerde Şeytan da vardır!"

Din

"Nasıl şu oldukça sıradan insan bana bu kadar acı çekirebilir ?"

"İnsan taş altında bir kelebek görunce onu mutlaka kurtarmalı."

"Vicdanım öyle ağır çekiyor ki bedenimi taşımakta zorlanıyorum."

"Bu ülke mutsuzluk içinde kendilerini yiyip bitiren insanlarla dolu."

"Kadınlar korkaktır. Çünkü uzun süre yarı köle olarak yaşamışlardır."

"İyi ama, kendine hiçbir şey katamayan insan dışarıya ne verebilir ki?"

"İnsan günde on iki saat çalıştıktan sonra kitap okuyacak hâli kalmaz."

"İsterseniz yanlış düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düşünün."

"Öfke, Şiddet, ölüm bu uçsuz bucaksız, haşin ülkede çok doğal geliyordu."

"Hepimiz yıldızların ve onların güçlerinin varlıklarıyız; Onlar bizi oluşturur."