John Steinbeck
1902 - 1968
John Ernst Steinbeck Jr. (27 Şubat 1902 – 20 Aralık 1968), Kaliforniya’nın Salinas Vadisi’nde doğmuş ve 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının önde gelen figürlerinden biri olmuştur. Sosyal adalet, göçmen işçilerin koşulları ve küçük kasaba yaşamının zorluklarını işleyen realizm ve bölgesel anlatımıyla tanınır. Steinbeck, en çok The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri), Of Mice and Men (Fareler ve İnsanlar) ve East of Eden (Cennetin Doğusu) gibi eserleriyle geniş kitlelere ulaşmıştır. Kariyeri boyunca gazetecilik yaptığı dönemler, II. Dünya Savaşı muhabirliği ve uzun seyahatleri, eserlerinin toplumsal duyarlılığını ve belgesel nitelikli betimlemelerini güçlendirmiştir. 1962'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülerek insanlık durumunu canlı karakterler ve güçlü anlatım yoluyla betimlemedeki ustalığı taltif edilmiştir. Eserleri sinemaya ve tiyatroya uyarlanmış; Amerikan edebiyat öğretiminde ve popüler kültürde kalıcı bir etki bırakmıştır. Steinbeck’in çalışmaları, ekonomik sıkıntı, insan onuru ve dayanışma temaları etrafında güncelliğini koruyarak edebiyat eleştirisinde ve küresel okur kesiminde saygın bir yer tutar.
Sözler (50)
"Bazen öldürecek olan, konuşa konuşa cinayeti bile çıkarır içinden, kimseyi öldürmesine gerek kalmaz."
"İnsan bir seviye edinmeli. Sadık dostlar serseri kılığında dolaşırsa, serseriler ne kılıkta dolaşacaklar?"
"Hiçbir insan diğer insanları gerçekten anlayamaz. Elinden en fazla, onların da kendisi gibi olduğunu varsaymak gelir."
"Başıın beladaysa ya da yaralıysan, ya da bir şeye ihtiyacın varsa yoksullara git. Yardım edecek bir tek onlar vardır, bir tek onlar."
"Avlanmış olmanın bir şeyi daha var: İnsanın aklına hep kötü şeyler gelir. Avladığın zaman, avladığın şeyi düşünmezsin, üzülmezsin."
"Aynı yola baş koyan, yani gerçekten can yoldaşlığı eden o kadar az insan var ki… Nedendir bilmem. Belki de insanlar birbirlerini güvenilmez yaratıklar olarak gördükleri içindir, kim bilir."
"Sosyalizm köklerini Amerika'da bulamaz; çünkü fakirler kendilerini sömürülen bir sınıf olarak değil, geçici olarak sıkıntı yaşayan milyonerler olarak görmektedir."
"Eğer yoksulsan ve ekmeğe muhtaçsan sakın zenginin kapısını çalma, çünkü gönülden vermez; git, yoksulun kapısını çal ki elindeki son ekmeği bölüp gönülden vermek nasıl olurmuş, onu gör..."
"İnsan daha yaşamadan, cennet umudunu ne yapsın? Kendi ruhları yerlerde sürünürken, Kutsal Ruhu ne yapsınlar? Yardıma ihtiyaçları olacak. Ölme sırası gelmeden önce yaşamaları şart."
"Kendime, Mesih'i seviyor musun, diye sordum. Düşündüm, düşündüm, hayır dedim. O isimde kimseyi tanımıyordum. Bir yığın hikâye dinlemiştim tabii ama benim sevdiğim yalnızca insanlardı."