Alfred Nobel

Alfred Nobel

1833 - 1896

Alfred Bernhard Nobel (1833–1896), İsveçli bir kimyager, mühendis, sanayici ve filozoftur. Stockholm yakınlarındaki bir ailenin çocuğu olarak doğan Nobel, genç yaşta Avrupa’da eğitim gördü ve kimya ile mühendislik alanlarında çalıştı. En çok nitrogliserinden güvenli bir patlayıcı üreten dinamitin mucidi olarak bilinir; bu buluş, inşaat ve madencilik başta olmak üzere birçok endüstride devrim yarattı ancak aynı zamanda askeri uygulamalara da imkan tanıdığı için eleştirilere hedef oldu. Nobel’in sanayi kuruluşları ve fabrikaları Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösterdi; bu işletmelerden elde ettiği büyük servet, hayatının ileri dönemlerinde hayır işlerine yönelmesini sağladı. Nobel’in en kalıcı mirası, 1895 tarihli vasiyetiyle oluşturduğu Nobel Ödülleri’dir. Vasiyetinde servetinin önemli bir kısmının “insanlığa en büyük yararı sağlayanlara” verilecek ödüller için bir fon olarak kullanılmasını istedi; bu karar, fizik, kimya, edebiyat, barış ve daha sonra ekonomi dallarında küresel bir prestij kaynağı yarattı. Nobel’in yaşamı, bilimsel ilerleme ile etik sorumluluk arasındaki gerilimi ve bireysel servetin kamu yararına dönüştürülmesinin sürdürülebilir etkisini göstermektedir. Bugün Nobel, hem teknoloji ve sanayi tarihinde hem de uluslararası kültürel hafızada önemli bir figür olarak anılmaktadır.

Sözler (25)

"Endişe midenin en kötü zehiridir."

"Tek gerçek zenginlik memnuniyettir."

"Adalet yalnızca hayal gücünde bulunur."

"Yalan söylemek tüm suçların en büyüğüdür."

"Evim çalıştığım yer ve her yerde çalışıyorum."

"Ben bir misantropum ama son derece iyilikseverim."

"Tarımdan sonra, hile çağımızın en büyük endüstrisi."

"Umut gerçeğin çıplaklığını gizlemek adına doğal bir perdedir."

"Saygı duyulmak için saygı görmeye layık olmak yeterli değildir."

"Kitaplar ve mürekkepsiz bir münzevi hayat zaten ölü bir insandır."

"Eğer bin fikrim var ise ve sadece biri iyi çıkıyorsa, ben buna memnunum."

"Kum üzerine inşa ediyoruz ve yaşlandıkça bu temel daha dengesiz hale geliyor."

"Hayallerimiz birgün gerçekleşebilir. Zaten gerçekleşmiş bazı olaylar bir zamanlar hayaldi."

"Başkalarının saygısı olmadan kendine saygı, gün ışığına dayanmayacak bir mücevher gibidir."

"Bir mide, ikna yoluyla yiyecekleri sindirmeye zorlanacağı gibi, bir kişide de sevmeye zorlanamaz."

"Büyük bir servete sahip olan bir kişi, o servetinden bir kısmını akrabalarına inmesine izin vermelidir."

"Ölen insanlar için muhteşem anıtlar yaptırmaktansa, fakir insanların karnını doyurmayı tercih ederim!"

"Ağzımız kafes, kelimelerse kuş gibidir. Ağzımızı açtığımızda kelimeler birer kuş gibi uçarak kontrolümüzden çıkar."

"Ölümümden sonra barış fikrinin teşviki için büyük bir fon bırakmak niyetindeyim, ancak sonuçları konusunda şüphelyim."

"Devralınan büyük serveti bir talihsizlik olarak görüyorum, bu sadece erkeklerin yeteneklerinin sıkıcı olmasına hizmet ediyor."