Bertolt Brecht
1898 - 1956
Bertolt Brecht (doğum 1898-02-10, Augsburg – ölüm 1956-08-14, Berlin) 20. yüzyılın en etkili Alman oyun yazarlarından, şairlerinden ve tiyatro kuramcılarından biridir. Tiyatroda “epik tiyatro” yaklaşısının ana teorisyenlerinden sayılan Brecht, izleyiciyi duygusal olarak tamamen teslim olmaktan kaçınmaya teşvik eden Verfremdungseffekt (yabancılaştırma/estrangement etkisi) kavramını geliştirmiştir. Yazdığı oyunlar arasında The Threepenny Opera (Kurt Weill ile işbirliği), Mother Courage and Her Children, Life of Galileo, The Caucasian Chalk Circle ve The Good Person of Szechwan gibi eserler, hem dramaturji hem de politik içerik bakımından çağdaş tiyatro repertuarının temel taşları haline gelmiştir. Brecht aynı zamanda yoğun bir politik entelektüel ve Marksist bir figür olarak tanınır; Nazi iktidarı döneminde yurtdışına kaçmış, II. Dünya Savaşı sonrasında Doğu Almanya’ya dönerek Berlin’de Berliner Ensemble’u kurmuştur. Eserleri sanat ile ideoloji arasındaki ilişkiyi sorgulamış, didaktik bir yaklaşımı benimseyerek seyircinin eleştirel düşünmesini hedeflemiştir. Şiir, senaryo, radyo ve film metinleriyle de üretken kalan Brecht’in tiyatro pratiği ve teorileri, hem Avrupa hem de küresel ölçekte tiyatro pedagojisi, sahneleme ve politik dramaturji üzerinde kalıcı etkiler bırakmıştır.
Sözler (59)
"İnsanların mevkileri yükseldikçe yüreklerini etkilemek bir o kadar zorlaşır."
"İnsanın yeteneği yoksa kendini iki ya da üç kez daha yararlı hale getirmeli."
"Acıya sevinen zalimlerin zevk çığlıkları, bir gün kendilerini sağır edecektir..."
"Her öğretmen, zamanı geldiğinde öğretmeyi bırakmasını öğrenmelidir. Bu zor bir sanattır."
"İhtiyacımız olan şey kahramanlar değil, kahramanlara ihtiyaç duymayan bir toplum olmalı."
"Gerçeği bilmeyen sadece aptaldır. Fakat gerçeği bilen ve ona yalan diyen, suçludur, canidir."
"Ah, keşke insanlar iyi olsalar terbiyeli olacaklarına Ama ilişkileri bırakmıyor onları iyi olmaya !"
"Yüreklisin, Kime karşı? Akıllısın, Yararı kime? Gözetmezsin kendi çıkarını, Peki gözettiğin kiminki?"
"Anladık dediğin dedik, Ama dediğin ne? Doğrusun, söylersin düşündüğünü, Ama düşündüğün ne?"
"Anladık iyisin, Ama neye yarıyor iyiliğin? Seni kimse satın alamaz, Eve düşen yıldırım da Satın alınmaz."
"Yok, yok onlar olmasaydı Kuruşlarda olmazdı. Çünkü onların yoksulluğu olmazsa, Semiremez hiçbir insan."
"Herkes başkasına öğüt verebilir. Ama sen maddi yönden de yardım ediyorsun. İşte dostluk bu, bir dost eli..."
"Savaşa karşı Barış için Katillerin önüne dikilmek gerek,"Hayır yaşayacağız!" demek. İndirin yumruğunuzu suratlarına! Böylece mümkün olacak savaşı önlemek."
"Nasil yaşar insan? Hiç yılmadan; Ezmekten, saldirmaktan, soymaktan bıkmadan, Böyle yaşar insan insanlıktan Çıkmaktan hic usanmadan. Boşuna kasilmayiniz baylar! Kotulugunuze bakmadan."
"Bilin: halkın ekmeğidir adalet! Bakarsınız bol olur bu ekmek, bakarsınız kıt, bakarsınız doyum olmaz tadına, bakarsınız berbat. Azaldı mı ekmek, başlar açlık, bozuldu mu tadı, başlar hoşnutsuzluk boy …"
"İnsan yalnızca kendini düşündüğünde, yanlışlar yaptığına inanamaz ve bu nedenle de ilerleyemez. Onun için insan, kendisinden sonra çalışmayi sürdürenleri düşünmelidir. Bir şeylerin tamam sayılması, an…"
"Sofradan en fazla payı alanlar, Bize kanaatkar olmayı öğretiyor. Karnını doyuranlar, Açlara seslenip gelecek güzel günlerden bahsediyor. Ülkeyi uçuruma sürükleyenler, Sıradan insan için ülke idare etm…"
"Bir tabiat kanunu değildir savaş, Barışsa bir armağan gibi verilmez insana: Savaşa karşı Barış için Katillerin önüne dikilmek gerek, 'Hayır yaşayacağız! ' demek. İndirin yumruğunuzu suratlarına! Böyle…"
"Halkın ve askerlerinin desteğine muhtaçtırlar. Haklı değil miyim? Savaş bitecek mi dersiniz? Laf olsun diye sormuyorum, hani ucuz mal var da, alıp depoya koysak mı diye soruyorum. Ama savaş biterse, o…"