John Zerzan
1943 - günümüz
John Zerzan (d. 1943) çağdaş anarko-primitivist düşüncenin önde gelen isimlerinden biridir. Kentleşme, teknoloji, tarım ve sembolik kültür eleştirileri üzerine yoğunlaşan yazıları, modern uygarlığın kökenleri ve sonuçları üzerine radikal bir sorgulama sunar. 20. yüzyıl sonlarından itibaren yayımladığı denemeler, makaleler ve derleme çalışmaları aracılığıyla, endüstriyel toplumun ideolojik ve pratik temellerine yönelik eleştirileri geniş okuyucu kitleleri ve akademik olmayan entelektüel çevreler arasında etkili olmuştur. Zerzan, çeşitli dergilerde editörlük ve katkı rolleri üstlenmiş, konferanslar vermiş ve toplumsal hareketlerle ilişki kurmuştur. "Elements of Refusal" ve "Future Primitive and Other Essays" gibi eserleri; teknoloji, zaman kavramı, dil ve sembolik sistemler üzerine sürdürdüğü eleştirel tartışmalarla bilinir. Tartışmalı görüşleri hem destekçi hem de eleştirmen çevrelerde yoğun yankı uyandırmış; primitivist akımın şekillenmesinde belirgin bir rol oynamıştır. Hâlen aktif olarak yazmakta ve düşüncelerini kamuoyu ile paylaşmaktadır.
Sözler (32)
"İnsan konuşması, açığa çıkardığından çok daha fazla şeyi gizler; tanımladığından çok daha fazla şeyi muğlaklaştırır; ilişkilendirdiğinden çok daha fazla şeyi birbirinden koparır."
"İnsanı şeylerin efendisi yapan olgu, şeylerin ilk defa insan tarafından isimlendirilmiş olmasıdır. Bir şeyi herhangi bir isimle isimlendirmek, o şey üzerinde iktidar sahibi olmak demektir."
"Postmodernizm bize, iktidar ilişkilerinin olmadığı bir toplumun, sadece bir soyutlamadan ibaret olduğunu söylüyor. Doğanın ölümünü kabul etmediğimiz sürece, bir zamanlar var olan ve tekrar bulabileceğ…"
"Nietzsche'den yapacağım kısa bir alıntıyla dilin özü olan anlayıştan başlamak istiyorum; "kelimeler şeyleri eksilterek duygusuzlaştırır; kelimeler kişiliksizleştirir; kelimeler, olağandışı olanı olağa…"
"İğrenç bir dünya, sürekli bir kendiliğindenliği ve sevgiyi içeren her türlü yaşamı dışlayan yabancılaştırıcı teknolojik rasyonelliğini sürdürmeye devam eder: böylece kişi, duygularının yok oluşu pahas…"
"Binlerce nesil boyunca insanlar seher vakti uyanıp, güneş battıktan sonra uyudular; gündoğumun, günbatımının ve yıldızlı gökyüzünün tadını çıkardılar. Beş yüz yıl önce kent çanları [ezanlar] ve saatle…"
"Rooney'e göre, tarih öncesi insanlar 1500'ü aşkın yabani bitki türü ile beslenirken, Wenke bize şunu hatırlatır; "Tüm uygarlıklar, yalnızca altı bitki türünden biri veya birkaçıyla beslenmiştir; bunla…"
"İlk kentler, İ.Ö. 4000 civarında Mezopotamya ve Mısır'da ortaya çıktı; yeni bir tarımsal değerler sistemi tarafından yaratılan üretim fazlasını, hakim bir azınlığın ellerine akıtmak için politik araçl…"
"Ekinlerin, hayvanların ve tarımın belirleyici özelliklerinden biri olan toprağın, mülkiyet konusu olmadığı dönemlerde tamamen gereksizdi. sayının gelişimi, doğayı egemen olunacak bir varlık olarak gör…"
"Yoksulluk ne malın mülkün az oluşu, ne de sadece amaçlarla araçlar arsındaki bir ilişkidir; yoksulluk her şeyden önce insanlar arasındaki bir ilişki biçimidir. Toplumsal bir statüdür. Ve bu haliyle de…"
"Büyükbaş hayvanlar ancak ilk tutsaklıklarından yüzlerce yıl sonra sağılmaya başlanmıştır; ayrıca çeşitli temsiller, bu hayvanların, ilk kez, dini geçit törenlerinde koşum hayvanı olarak kullanıldığını…"
"Mantıki düşünmek gerekirse, üretim dünyası, tüm diğer doğal sistemleri bozup deforme ettiği ölçüde ilerleyeceğinden, insanlığın kendisi de eninde sonunda bu düzenin evcil bir hayvanı haline gelecektir…"
"En fazla evcilleştirilmiş sürü hayvanı olan koyunun sergilediği durgunluk, bu durumun en tipik örneğidir; zira yabani koyunlardaki çarpıcı zeka, evcilleştirilen koyunlarda tamamen kaybolmuştur."
"Ahlaki özü ve fiziksel içselliği boşaltılmış, şu veya bu tüketim eyleminin, medya serüveninin, cinsel ilişkinin ve moda trendinin gelip geçici bir işlevi haline getirilmiş libidinal bir bağlaşıklık yu…"
"Atlar, evcilleştirme ile savaş arasındaki yakın ilişkinin bir başka örneğidir. İlk kez İ.Ö. 3000 yılı civarında Ukrayna’da evcilleştirilen atların nesneleştirilmesi, militarizmi doğrudan desteklemişti…"
"Yanlışı nerede, ne zaman, nasıl yaptık? İnsan denilen canlı türü, nasıl oldu da, kendi yaşamını, dünyayı, hatta yavaş yavaş uzayı ve diğer gezegenleri cehenneme çeviren bir varlığa dönüştü?"
"Evcilleştirilen ilk hayvanlar olan koyunların ve keçilerin, yaygın bir şekilde dinsel törenlerde kullanıldıkları ve kurban edilmek üzere yakın otlaklarda beslendikleri bilinmektedir."
"Darby'ye göre, uygarlığın ilk merkezleri olan Güneydoğu Asya ve Doğu Akdeniz'de tavuk, "beslenmeden ziyade, kutsal nedenlerle veya bir kurbanlık olarak" kullanılmıştır."
"Sauer şunu ekler; evcilleştirilmiş kümes hayvanlarının "yumurta ve et kaynağı olma niteliği, görece bu hayvanların evcilleştirilmelerinden sonra ortaya çıkan bir sonuçtur."