Louis Brandeis

Louis Brandeis

1856 - 1941

Louis Dembitz Brandeis (1856–1941), Amerika Birleşik Devletleri'nin önde gelen hukukçularından ve anayasa hukukçularından biridir. 13 Kasım 1856'da Louisville, Kentucky'de doğdu; Harvard College ve Harvard Law School'da üstün başarıyla eğitim gördü. Özel hukuk pratiğinde monopolilere karşı davalar, tüketici hakları ve işçi hakları konusunda savunuculuk yaparak ün kazandı. Brandeis, sosyoekonomik verilerin ve sosyal bilimsel bulguların hukuki argümanlarda kullanılmasını öngören yenilikçi “Brandeis brief” yaklaşımıyla tanınır. 1916'da Başkan Woodrow Wilson tarafından Yüksek Mahkeme'ye aday gösterilen Brandeis, atanmasıyla birlikte mahkemenin ilk Yahudi üyesi oldu. 1916–1939 yılları arasında görev yaparken bireysel özgürlükler, özel hayatın gizliliği, ifade özgürlüğü ve ekonomik düzenlemeler konusunda güçlü görüşler ortaya koydu; özellikle telgraf ve dinleme uygulamalarına karşılık verdiği Olmstead karşıtı muhalefeti ve özel hayatın korunmasına dair yazıları dikkat çeker. Emekli olduktan sonra da hukuki ve toplumsal meselelerde etkili olmaya devam etti; 5 Ekim 1941'de hayatını kaybetti. Brandeis’in çalışmaları, modern Amerikan anayasa hukuku, idare hukuku ve hak temelli savunuculuk gelenekleri üzerinde kalıcı bir etki bıraktı.

Sözler (26)

"Evrimde kısayol yok."

"Yaptığımızın en önemli şey yapmamak."

"Demokraside en önemli ofis vatandaş ofisidir."

"Masum hisse senedi alıcısı diye bir şey yoktur."

"İnsanlar cadılardan korkar, ve kadınları yakarlar."

"Demokrasi politik olmadan önce ahlaki bir şeydir."

"Özgürlüğün en büyük tehdidi eylemsiz insanlardır."

"Her münakaşanın temelinde birisinin cahilliği yatar."

"Hükümetimiz bütün insanlara örneğiyle öğretiyor."

"Örgüt asla inisiyatif ve yargılamanın yerini tutamaz."

"Güneş ışığının dezenfektanların en iyisi olduğu söylenir."

"Harika bir yazı yok, sadece büyük bir yeniden yazma var."

"Bağımsızlığımızı devrim ile kazananlara korkak denilmez."

"Kelimelerin mantığı, gerçekliklerin mantığına vermelidir."

"Farklılaşmada, tekdüzelikte değil, ilerleme yolunda yatar."

"Baskı nefret doğurur; nefret istikrarlı hükümeti yönetiyor."

"Tarafsızlık zaman zaman savaşımızdan daha vahim bir suçtur."

"Yasaya saygı duymayı arzu edersek, önce yasayı saygın hale getirmeliyiz."

"Aklın ışığında yol gösterecek olursak, aklımızın cesur olmasına izin vermeliyiz."

"Düşüncelerle karşılaşınca, zayıflar korkar, aptallar karşı gelir, akıllılar karar verir."