Burak Aksak
1985 - günümüz
Burak Aksak, Türkiye’de televizyon ve dijital dizi üretimi içinde tanınan bir senarist, yönetmen ve zaman zaman oyuncudur. Kariyerinin başından itibaren kara mizah ile mizanski gerçekliğin iç içe geçtiği işler üreterek izleyici kitlesiyle güçlü bir bağ kurmuştur. Özellikle genç ve alternatif izleyiciler nezdinde ‘kulüp kültürü’ niteliği taşıyan yapımlarla öne çıkmış; anlatılarında gündelik yaşamın sıradanlığını absürt ve lirik unsurlarla harmanlamayı tercih etmiştir. Aksak’ın çalışmaları, çağdaş Türk televizyonunun ve internet diziciliğinin sınırlarını zorlayan yönleriyle değerlendirilir; karakter inşası, diyaloglardaki ritim ve yerel kültüre dair referanslar onun işlerinin ayırt edici unsurlarıdır. Hem ekip çalışmasına yatkınlığı hem de anlatısal riskler alma eğilimi, sektörde genç yaratıcılarla kurduğu iş birliklerine zemin oluşturmuştur. Sinema, televizyon ve yeni medya platformlarında üretmeye devam eden Aksak, Türk popüler kültüründe kendine özgü bir ses olarak tanımlanır.
Sözler (26)
"Her ne bekliyorsan bu saatte gelmez, hadi yat artık.Hem uyumak, bir çeşit unutma biçimidir."
"Sanırsın tüm kapıları, beni içeri almamak için yapmışlar."
"Leyla ile mecnun gibi dilden dile dolaşan bir efsane olacağız derken, barbie ile ken gibi çoluk çocuğun elinde oyuncak olmuşuz."
"Atlar yarıştırılmasın artık. öğrenciler ne güne duruyor?"
"Mutlu son" için başınıza elma düşmesini beklemeyin.Alın bir elma dayanın kapısına.Aynı elmayı dişlemek, başlı başına bir masaldır zaten."
"Sen kalecinin tedirgin bakışlarısın, bense verilmeyen penaltıyım.Buluşmamız yine başka bahara kaldı ay çekirdeğim."
"Sanki her şeyini kaybetmişsin de, "üzülme bir yolu bulunur elbet" diye teselli etmeye çalışan ama beceremeyen arkadaş gibi."
"Duvarlar üzerime üzerime geliyor paşam, geldikleri gibi giderler mi acaba? (Atatürk'ün sözüne ithafen)"
"Bazı kadınlar için aşk, basit bir aksesuardır. Ne vakit koluna girse, kendini boktan bir çanta markasının ucuz bir taklidi gibi hissedersin."
"Masadan öyle bir kalkıp gitti ki, kendimi garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissettim."
"Kabullenmek, kendi mezarına toprak atmak gibidir bazen."
"Aramızda kilometreler yok, yalnızca bir üşüme mesafesi uzağındayım."
"Herkesin bir yara izi vardır, kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan."
"Saçların aklıma takılsa da çözebilen olmasa"
"Annemin sözünü hiç dinlemedim; içki içtim, sigara içtim, küfrettim, kızları üzdüm.Ve biliyorum ki hiçbir zaman şirinleri göremeyeceğim."
"Ne kadar da şanslı bir insanım.Para eden acılarım var."
"Bir şeyim yok, iyiyim.Gölgem tökezledi de, onu kaldırmak için eğildim."
"Eğer boynuna bir tasma takılmamışsa, bil ki kafesin içinde olduğundandır."
"Omzunda kendi tabutunu taşıyan adamlar birazcık kamburdurlar."
"Sen her defasında biraz daha eksilerek yola devam edersin, ölüm de hükmünü sürdürmeye devam eder."