Jiddu Krishnamurti
1895 - 1986
Jiddu Krishnamurti (11 Mayıs 1895 – 17 Şubat 1986), Hindistan doğumlu düşünür, konuşmacı ve yazardır. Madanapalle’de doğmuş, genç yaşta Theosophical Society tarafından “Dünya Öğretmeni” adayı olarak seçilmiş, ancak daha sonra bu unvanın reddedilmesi ve örgütle bağlarının koparılmasıyla bağımsız bir yaşam ve öğretme tarzı benimsemiştir. 1920’lerden itibaren Avrupa, Amerika ve Hindistan’da konuşmalar yapmış; bireysel özgürlük, zihinsel dönüşüm, eğitim ve insan ilişkileri üzerine yoğunlaşmıştır. Doğrudan otorite, mezhep veya sistemlere bağlı olmadan insanın içsel yapısını ve psikolojik koşullanmayı ele almıştır. Krishnamurti’nin öğretilerinin temelinde, koşullanmanın farkına varılması, seçimsiz farkındalık (choiceless awareness) ve düşüncenin sınırlarının anlaşılması vardır. Yazdığı kitaplar, konuşma derlemeleri ve kayıtlı diyaloglar aracılığıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış; ayrıca eğitim alanında Rishi Valley, Rajghat ve Brockwood Park gibi okulların kuruluşuna ilham vermiş veya bu girişimlerle ilişki kurmuştur. Hayatı boyunca otorite reddi, bireysel sorumluluk ve zihinsel özgürleşme temalarını vurgulayarak modern ruhani ve felsefi düşünce üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır.
Sözler (35)
"Kendinizi Hint ya da Müslüman ya da bir Hıristiyan ya da başkaca birisi olarak adlandırdığınızda şiddete düşüyorsunuz. Neden bunun bir şiddet olduğunu görebiliyor musun? Çünkü bu şekilde kendini, insa…"
"Dünyada gerçekleşene baktığımızda dışsal ya da içsel bir süreç olmadığını anlarız ki orada tek bir birleşik süreç bulunmaktadır, top yekün ve toplam bir hareketlilik kendisini dışsal olarak ortaya çık…"
"Kim olduğunu öğrenmeye başlarsan, değişmeye çalışmasan bile, dönüşüm çoktan başlamış demektir."
"Mevcut eğitim sistemimiz bize yaptığımız işi değil, başarıyı sevmeyi öğrettiği için kötüdür. Eylemin sonucu eylemden daha önemli hale gelmiştir."
"İyilik bir kişinin ne arka bahçesinde ne de herkese açık olan alanındadır. İyilik bu yerlerin her ikisinde birden çiçeklenir."
"Sadece sessizce dinleyin… Neden oynamak zorunda olduğunuzu, neden yemek yemek zorunda olduğunuzu, neden nehre bakmak zorunda olduğunuzu, neden zalim olduğunuzu sormuyorsunuz, değil mi? Bir şeyi yapmak…"
"Hakikat uzakta değil, yakında; hakikat her yaprağın altında, her gülüşte, her göz yaşında, kişinin sözcüklerinde, duygularında, düşüncelerinde. Ama öylesine gizlenmiş ki, onu görmek için örtüsünü kald…"
"Hepimiz bir şeyden korkarız; korku soyutlanmış halde var olamaz, hep bir şeyle ilintilidir. Kendi korkularınızı biliyor musunuz? İşinizi kaybetmekten, yeterince yiyecek veya paraya sahip olamamaktan, …"
"Yalnızca içi boş olan doldurulmak ister ve boş bir kalp, guruların peşinde koşmakla ya da başka bir yoldan sevgiyi aramakla doldurulamaz."
"İnsanın dramı sanki başka türlüsü de olabilirmiş gibi görünmesine rağmen yaşamın tadına varamaması yaşamın keyfini gereği gibi çıkaramamasıdır. Karmaşık çelişkili düşünceler ve duygular arasında korku…"
"Dünyayı ve dünyadaki şeyleri sevmediğimiz, onlardan yalnızca yararlandığımız için yaşamla bağımızı yitirdik. Şefkat duygumuzu, duyarlılığımızı, güzel şeylere tepkimizi yitirdik; doğru ilişkinin ne old…"
"Her şeye başkaldırıyorum. Başka insanların kendilerini üzerimde yetke saymalarına, başkaları tarafından eğitilmeye, başkalarının bildiklerini bana kabul ettirmeye çalışmalarına başkaldırıyorum. Kendim…"
"İnsanın içinde bütün dünya vardır ve eğer nasıl bakman ve öğrenmen gerektiğini bilirsen, kapı orada ve anahtar elindedir. Yeryüzünde senden başka hiç kimse ne sana o anahtarı verebilir ne de o kapıyı …"
"İnsan duygusal belleğinde kayda geçmiş “anı”ları tekrar tekrar hatırlayarak acı çeker. Bu yüzden de geçmişte yaşar. Geçmiş ve Gelecekte yaşayan kişi de an’a dikkatini veremez. An’da kendisini, “şimdi …"
"Eğer dinleyecek, yaşayacak, yüzünü sonsuzluğa dönecek sadece beş kişi varsa benim için yeterlidir."
"Sevdiğiniz zaman ne sen ne de ben vardır. O durumda yalnızca dumanı olmayan ateş vardır."