Melanie Joy
1966 - günümüz
Melanie Joy, toplumsal psikoloji alanında çalışan bir yazar, konuşmacı ve aktivisttir. En çok, hayvanların endüstriyel olarak tüketilmesini normalleştiren ideolojiyi tanımlayan "carnism" kavramını geliştirmesiyle tanınır. Bu kavram ve Joy’un çalışmaları, insanların hayvanlara yönelik tutumlarını ideolojik, kültürel ve bilişsel süreçler bağlamında açıklamayı amaçlar. Popüler çalışmaları arasında Why We Love Dogs, Eat Pigs, and Wear Cows adlı kitabı bulunur; bu eser geniş kitlelere ulaşarak hayvan eti tüketiminin ardındaki psikolojik mekanizmaları görünür kılmıştır. Joy, akademik yazılar, halkla ilişkiler konferansları ve medya aracılığıyla hem akademiye hem de genel kamuoyuna hitap eden bir kariyere sahiptir. Eğitim ve savunuculuk çalışmalarında aktivistler ve kurumlar için iletişim stratejileri, farkındalık kampanyaları ve etik tartışmalar üzerine kaynaklar geliştirir. Kurduğu ya da desteklediği girişimler, hayvan hakları savunuculuğunun daha etkili ve bilimsel temelli yürütülmesine katkıda bulunmayı hedefler. Halen yazmaya, konuşmaya ve eğitim programları düzenlemeye devam ederek insan-hayvan ilişkileri konusunda farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalara odaklanmaktadır.
Sözler (6)
"Köpekleri sevip, inekleri yememizin nedeni, köpeklerin ve ineklerin temel anlamda birbirinden farklı olması değil -inekler de tıpkı köpekler gibi hislere, tercihlere ve farkındalığa sahiptirler- bizim…"
"Kısacası hayvanlara doğal olarak empati hissettiğimiz, hayvanların acı çekmelerini istemediğimiz ama bir yandan da hayvan yediğimiz için karnizm normalde karşı çıkacağımız baskıcı bir sistemi destekle…"
"Karnizm, bizi belirli hayvanları yemeye şartlandıran, görünmez bir inanç sistemi veya ideolojidir. Karnizm veganizmin zıddıdır; inançlarını yemek masasına getiren insanların sadece veganlar ya da veje…"
"Dünyanın her yerindeki adaletsizliğe meydan okumak için adaleti her yerde pratik etmeliyiz: sokaklarda, duruşmalarda ve tabaklarımızda."
"Hayvan yemek hayatta kalmak için bir zorunlu değilse bir seçimdir ve seçimler muhakkak inançlardan kaynaklanırlar."
"İlerici toplumsal değişimler sadece politikaların değişmesi ile ilgili değildir, zihinlerin de değişmesini gerektirir."