Ezra Pound

Ezra Pound

1885 - 1972

Ezra Pound (1885–1972), Amerikan asıllı modernist şair, eleştirmen ve yayıncıdır. 20. yüzyıl şiirinde biçim ve dil açısından radikal yaklaşımlar getirmiş, Imagism ve Vorticism gibi akımların örgütlenmesinde öncü rol oynamıştır. Şiirlerinde antik ve Doğu edebiyatlarından yoğun alıntılar ve çeviriler kullanmış, Ernest Fenollosa’dan derlenen Çin şiiri çevirileriyle geniş kitlelere yeni estetik olanaklar sunmuştur. En bilinen yapıtı uzun şiir dizisi The Cantos’tur; bu eser modern şiirin en tartışmalı ve en kapsamlı girişimlerinden biri sayılır. Pound aynı zamanda çağdaş yazarlara editoryal destek vererek T. S. Eliot, James Joyce ve diğerlerinin tanınmasında etkili olmuştur; eleştirel gücü ve yayıncılık faaliyetleri dönemin edebiyat ortamını şekillendirmiştir. Ancak İkinci Dünya Savaşı sırasında gösterdiği faşist sempatiler ve radyo yayınları nedeniyle ciddi tartışmalara yol açmış, savaşın ardından ABD tarafından tutuklanıp uzun süre psikiyatri kurumunda tutulmuştur. 1958’de İtalya’ya dönmüş ve orada yaşamaya devam etmiş; edebi mirası hem yenilikçi katkıları hem de politik tartışmalar nedeniyle karmaşık bir değerlendirme alanı oluşturmaya devam etmektedir.

Sözler (26)

"İnsanlar hayatla ilgili belirli ölçüde tecrübeleri, yaştantı olmadıkça okudukları kitapları anlamazlar veya hiç bir insan içindekilerden hiç olmazsa bir parçasını gözleriyle görmedikçe veya bizzat yaş…"

"Bürokratlar bir çiçek hastalığıdır. Gerekli olmaları gerekiyor. Vücuttaki bazı kimyasalları yaşam için gerekli olduğu varsayılır, ancak uygun bir sınırın üzerine çıktıkları anda ölüme neden olurlar."

"Gelin, bizden daha iyi durumda olanlara acıyalım. Gel dostum, unutma ki zenginlerin uşakları vardır, dostu yoktur, Bizim dostlarımız vardır, uşaklarımız yoktur."

"Gerçek meditasyon, kişinin kimliği üzerine meditasyondur. Neden başka biri değil de kendin olduğunu bulmaya çalışıyorsun. Ve sen kimsin ki?"

"Doğal cehalet var ve yapay cehalet var. Şu anda yapay cehaletin yaklaşık yüzde seksen beş olduğunu söylemeliyim."

"Çağımızda, lanet parasal cehalettir, tıpkı düz yazıları okuyamamanın önceki yüzyılların laneti olması gibi."

"Bilinçsiz baskıya karşı konuşun, Hayal gücü olmayanın zulmüne karşı konuşun, Bağlara karşı konuşun."

"Eğer bir insan fikirlerini gerçekleştirmek için risk alamıyorsa ya o fikirlerde iş yoktur ya da kendisinde."

"Yetmiş yıl sonra bir deli değil, bir geri zekalı olduğumu anladım. Daha iyisini yapabilmeliydim."

"Eskiden savaşlar köle almak için yapılırdı. Köleliği dayatmanın modern uygulaması borçtur."

"Deliliğe benzer bir deha kavramı, halkın aşağılık kompleksi tarafından dikkatle geliştirildi."

"Fakir olup hınç duymamak zordur. Buna kıyasla, zengin olup böbürlenmemek kolaydır."

"Ücret karşılığı yazılan hiçbir şey basılmaya değermez. Sadece piyasaya karşı yazılanlar."

"Duygu stresi altında gerçekten söyleyemeyeceğiniz hiçbir kelime kullanmayın."

"Akıllı kişi, anlamadığı şey hakkında konuşmakta tereddüt eder, utanç duyar."

"Kimse bir başkasına, kendisinin sahip olmadığı şeyi veremez."

"Kıyasıya kavga Şan getirmiyor. Bağlılık denen şeyin pek anlamı yok."

"Teorisyenler ve yalancı bir basın tarafından kör olmayın."

"İlkbaharda ve Sonbaharda hiçbir haklı savaş yoktur."

"O sevimli bahar, kana susamış bir güze döndü."