Fuzûlî
1483 - 1556
Fuzûlî (mahlas) olarak bilinen Mehmed bin Süleyman, 15. yüzyıl sonu ile 16. yüzyıl ortalarında yaşamış, Azerî-Türk divan şiirinin en önde gelen isimlerinden biridir. Genellikle 1483 dolaylarında bugünkü Irak toprakları içinde yer alan Kerbela/Hille çevresinde doğduğu kabul edilir. Arapça, Farsça ve Osmanlı/Türkçe dillerinde eserler vermiş olan Fuzûlî, mahlâsını Arapça “fazla, gereksiz” anlamına gelen kelimeden alarak edebi tevazu sergilemiştir. Şiirlerinde aşk, tasavvuf ve hüznü içten bir lirizmle işler; gazel, kaside ve mesnevi türlerinde ustalığını gösterir. Edebi ününü özellikle Azerbaycan-Türkçesindeki Leylâ vü Mecnûn mesnevisi ve divan şiirleri ile kazanmıştır; ayrıca Farsça ve Arapça yazdığı kaside, rubai ve kaside türlerinden örnekler bırakmıştır. Dili canlı, imgeleri yoğun ve sözdizimi ustaca olan eserleri hem Osmanlı hem de Azerbaycan edebiyat geleneğinde derin etkiler yaratmıştır. Geleneksel divan nazım biçimlerini duygusal bir lirizmle yorumlaması, onu sonraki kuşak şairler için bir model haline getirmiş; şiiri ve edebi kişiliği halk ve yüksek edebiyat çevrelerinde uzun süre saygı görmüştür. Genellikle 1556 yılında Bağdat civarında öldüğü kabul edilir.
Sözler (18)
"Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı; felekler yandı ahımdan, muradım şem'i yanmaz mı."
"Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik baki kalır."
"İlm kesbiyle pâye-i rif'at arzu-yı muhal imiş; ancak aşk imiş her ne var âlemde, ilim bir kıyl ü kâl imiş ancak."
"Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünya nedir; ben kimem, sâki olan kimdir, mey-i sahbâ nedir."
"Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib; kılma derman kim helakim zehri dermanındadır."
"Varlık Allah'a aittir. Gerisi hep hayal ve düşten ibarettir. Bugüne dek bildiğim, bulduğum ve sahip olduğum her şey gerçekte O'ndan ibaret imiş. Zannım, hakikate yönelince sevgim de aşk oluverdi."
"Ne yanar kimse bana âteşî dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı."
"Perde çek çehreme hicran günü ey kanlı sirişk Ki gözüm görmeye ol mâh-likaadan gayrı"
"Mende Mecnûn'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var Âşık-i sâdık menem Mecnûn'un ancak adı var"
"Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever, Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever."