Stefan Zweig

Stefan Zweig

1881 - 1942

Stefan Zweig (1881–1942), Viyana doğumlu Avusturyalı yazar, oyun yazarı, deneme ve biyografi yazarıdır. Burjuva bir Yahudi ailede doğan Zweig, Viyana Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldı ve 20. yüzyılın ilk yarısında Avusturya-Alman edebiyatının önde gelen kişiliklerinden biri haline geldi. Kısa öyküleri, novellaları, denemeleri ve kapsamlı biyografileriyle tanınan Zweig, insan ruhunun ince psikolojisini, ahlaki ikilemleri ve dönemin siyasi çalkantılarını ustalıkla işlemiştir. Eserleri arasında The World of Yesterday (Die Welt von Gestern), The Royal Game (Schachnovelle), Beware of Pity (Ungeduld des Herzens) ve Letter from an Unknown Woman (Brief einer Unbekannten) sayılabilir; ayrıca bazı tarihi kişilikler üzerine başarılı biyografiler kaleme almıştır. Nazi tehdidiyle birlikte Avrupa’dan sürgüne gitmek zorunda kalan Zweig, önce İngiltere ve ABD’de yaşadı, daha sonra 1930’ların sonlarında Brezilya’ya yerleşti. Sürgün yıllarında Avrupa’nın çöküşünü ve kaybedilen kozmopolit mirası The World of Yesterday’de dile getirdi. Artan umutsuzluk ve sürgün hayatının getirdiği yorgunluk sonucunda eşi Lotte ile birlikte 22 Şubat 1942’de Petrópolis, Brezilya’da hayatına son verdi. Zweig’in eserleri, özellikle psikolojik incelikleri ve evrensel insanî temaları nedeniyle günümüzde de geniş okur kitlesi ve akademik ilgiyi korumaktadır.

Sözler (35)

"O büyük an korkakları horlayarak geri iter ve yeryüzünün bir başka tanrıları olan yüreklileri ise, ateşli kolları arasına alıp gökyüzüne, yiğitlerin yanına götürür."

"Uyruk olmaktan bir türlü kurtulamayan insanlar verilen buyruklara hep boyun eğerler, yazgının çağrısına kulak asmazlar."

"İlahların insanoğluna iz bırakan işler başarma şansını bir defadan fazla verdikleri çok az görülmüştür."

"Yaşam olağanüstü şeyleri sever fakat mucizeye gelince cimrilik eder."

"Tutku olmaksızın çalışan kişi bir bilgicilik taşıyandan fazlası olamayacaktır."

"Ortalama yetenekteki kişiler için yüksek makamlar tehlikelidir; kendilerini aşmak zorunda kalırlarsa kişilikleri bozulur."

"Küçüklerin büyüklük taslaması kadar tehlikeli bir şey yoktur."

"Bir kişi kendisinden başka her şeyden kaçar."

"Eğer kendini satacaksan en azından iyi bir ücret almalıyydın."

"Bilinç onun farkına vardığı ana kadar hiçbir suç unutulmaz."

"Işığı ve karanlığı, savaş ve barışı, yükselme ve çöküşü yaşamış olan kişidir gerçekten tecrübe etmiş olan."

"Satranç aşk gibidir. Tek başına daha az eğlencelidir."

"Kendini hiçbir dogmaya adamayan ve hiçbir taraftan yana olmayan özgür ve bağımsız düşünüre, yeryüzünün hiçbir yerinde vatan yoktur."

"Bu hemen hemen bütün devrimlerin sırrı ve liderlerinin trajik yazgısıdır: Hiçbiri kan sevmez ancak kan dökmek zorunda kalırlar."

"Dünyada bir şeyi yarım söylemek ya da yarım bırakmak kadar kötü bir şey yoktur. Her kötülük bu yarım işlerden çıkar."

"Savaşa hazırlanan bütün diktatörler, hazırlıklarını bütünüyle tamamlayıncaya kadar sürekli barıştan söz ederler."

"İnsan kendisine yardım edilmesini istiyorsa, lafı dönüp dolaştırmamalı ve hiçbir şey de gizlememeli."

"Bir insanı öldürmek, asla bir öğretiyi savunmak demek değildir: Bir insanı öldürmek demektir."

"Herkesin bu derece birbirine benzediği bir toplumda, yalnızca anormalliğin bir değeri vardır."

"Karakter sahibi insanlar Daima itilir, dışlanır ve yalnızlığa mahkum edilirler..."