Hrant Dink
1954 - 2007
Hrant Dink (1954–2007), Türk-Ermeni kökenli gazeteci, editör ve insan hakları savunucusuydu. 1996 yılında İstanbul'da kurduğu haftalık gazete Agos'un kurucu genel yayın yönetmeni olarak Türkiye'de Ermeni kimliği, azınlık hakları ve Anadolu'daki çokkültürlü mirasın korunması konularını görünür kılmak için çalıştı. Dink, köşe yazıları ve kamuoyuna dönük çabalarıyla, çatışma yerine diyalog çağrısında bulunan bir söylem geliştirdi; bu tutumu nedeniyle zaman zaman yasal soruşturmalar ve eleştirilerle karşılaştı. Türkiye'deki ifade özgürlüğü sınırları ve azınlık statüsüne ilişkin tartışmalarda merkezi bir figür haline geldi. 19 Ocak 2007'de İstanbul'da öldürülmesi, hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük tepki uyandırdı; cinayet ve ardından gelen yargı süreçleri Türkiye'de milliyetçilik, güvenlik kurumları ve hukuki sorumluluk konularının yeniden sorgulanmasına yol açtı. Ölümünün ardından ailesi ve destekçileri tarafından kurulan Hrant Dink Vakfı, barış, insan hakları ve toplumsal uzlaşıyı teşvik eden çalışmalar yürütmektedir. Dink'in mirası, Türkiye'de azınlık hakları, tarihsel hesaplaşma ve ifade özgürlüğü konularında simgesel ve dönüştürücü bir etki olarak değerlendirilmektedir.
Sözler (20)
"Hepimiz, içimizde taşıdığımız ama olan bitenler karşısında çekinip yansıtamadığımız, düşünüp de dile getiremediğimiz gerçek hallerimizin korkak isyanındayız."
"Hiçbir emperyalist Ülke, bir milletin kara kaşı, kara gözü için onu kurtarmaya gitmez. O önce kendi çıkarım düşünür. İşine geldiğinde de anında satar, arkasına bile bakmadan çeker gider."
"Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sür…"
"Ermeni kimliğini 1915 mezarlarının arasında aramamak lazım. Ben acımı her gün içimde taşıyorum."
"Ermeni halkını bir kuyunun 1915 metre dibinde tutmaya çalışanlar var. O travma içinde onu tutmak istiyorlar. Oysa artık kuyunun ağzındaki ışığa erişmesi, bu kuyudan kurtulması gerekir."
"Eğer Türkiye demokratikleşmezse, Ermenistan hiçbir zaman güvende olmaz. Türkiye'nin, boğulmanın eşiğinde olan bu genç devlet için bir şans olabileceğine inanıyorum. Bu ütopya gibi görülebilir ama Erme…"
"Türkiye kendi içinde halen bir demokrasi mücadelesi veriyor. İnsanlar halen görüşlerini ne kadar özgürce ifade edeceklerini bizzat kendileri otosansür uygulayarak belirliyorlar. Özellikle içerden çıka…"
"Türklerin ve Ermenilerin çağdaş yöntemi tercih etmeleri artık kaçınılmaz. O yöntem ise, ikili diyaloğun ta kendisi. Bu çağda ikili diyaloğun önünde herhangi bir engel olmamalı."
"Türklerle Ermeniler arasında bir diyalog, bir normalleşme isteniyorsa bu ancak konuşmayla olur. Susarak olmaz, engellenerek olmaz."
"Ya ben tehlikeyi çok sevdim, ya tehlike beni. Ama inanılmaz derecede de masumdum."
"Yargı yurttaşın haklarını değil, Devlet’i koruyor. Yargı yurttaşın yanında değil, Devlet’in güdümünde."
"Önce sussun bir silahlar. Ölüm sussun. Hayat konuşsun. Savaşın ölümü imzamdan, benimki de Barış’tan olsun."
"Oysa, gerçek ya da yalan, belge her şey değil; aslolan, insanın o belgeyi nasıl ve nereden okudugu."
"Sadece iki halk arasında kurulacak bir diyalog bu sorunu sorun olmaktan çıkarmaya yeter mi? Cevabımız çok net: Evet, yeter, ve başkaca da bir çare yok zaten."
"Konuşalım, okuyalım, muhakemeyi kendimiz yapalım. Böyle bir ortamda hiçbir dayatma imkan bulamaz."
"Kim tedavi edecek bizi? Fransız Senatosunun kararı mı? Amerikan Senatosunun kararı mı? Kim reçeteyi verecek, kim bizim doktorumuz? Ermeniler, Türklerin doktoru, Türkler de Ermenilerin. Bunun dışında d…"
"Kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlamak hastalıktır. Kimliğini yaşatabilmek için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıktır."
"Kaynayan cehennemleri bırakıp, "Hazır cennetler"e kaçmak herşeyden önce benim yapıya uygun değildi. Biz yaşadığımız cehennemi cennete çevirmeye talip insanlardandık."
"Hükümetler, yurttaşlarının taleplerini dikkate almak ve çözümler bulmak yerine bu talepleri görmezden geliyor ve bu talepleri dış müdahalelerin malzemesi, sermayesi haline dönüştürüyor."