Gustave Le Bon

Gustave Le Bon

1841 - 1931

Gustave Le Bon (1841–1931), Fransız sosyal psikolog, sosyolog ve entelektüel figürdür. Paris yakınlarında 7 Mayıs 1841’de doğmuş, 20. yüzyıl başlarındaki fikir hayatında kitlelerin psikolojisini irdeleyen çalışmalarıyla öne çıkmıştır. En tanınmış eseri La psychologie des foules (1895; İng. The Crowd: A Study of the Popular Mind) olup, kolektif davranışın duygusal, irrasyonel ve kolay yönlendirilebilir doğasını vurgulayarak siyaset, propaganda ve kitle hareketleri üzerine önemli etkiler yaratmıştır. Le Bon’un yaklaşımı sosyal psikoloji literatüründe hem ilham verici hem de tartışmalı bulunmuştur. Le Bon aynı zamanda tarih, antropoloji ve kültürlerarası psikolojiye ilişkin yazılar yazmış; medeniyetler, ırk ve toplumsal evrim üzerine geniş bir yelpazede görüşler ortaya koymuştur. Döneminin bilimsel ve ideolojik önkabulleriyle hizalanan bazı ırk ve uygarlık tahlilleri günümüzde eleştiri konusu olsa da, kitle davranışı analizleri modern kitle teorilerinin temel taşlarından biri sayılmaktadır. 13 Aralık 1931’de ölen Le Bon’un fikirleri, hem akademik çevrelerde hem de siyasal pratiklerde uzun süre tartışılmış ve pek çok düşünürü etkilemiştir.

Sözler (76)

"Şimdiye kadar uygarlıkların büyük zemberekleri olmuş olan şeref, nefsi feda, dini inanç, Şan ve vatan aşkı gibi duygular, akıl vasıtasıyla değil çoğu defa akla rağmen ortaya çıkmıştır."

"Halk, güçlü iradeye sahip olan adamı daima dinler. Kitle halinde bulunan bireyler bütün iradelerini kaybettiklerinden, iradeye sahip olan kimseye içgüdüsel olarak dönerler."

"Kitlelerin yönelimleri ve sevgileri her zaman baskı altında tutan zorbalara karşı olmuştur. kitleler en yüksek ve en gösterişli heykelleri her zaman bunlar için dikmişlerdir."

"Ama geçmiş asla yok olmaz."

"Kalabalık (sürü) onu yönetecek bir lideri olmadan, hiçbir şey yapamayan veya istemeyen şekilsiz bir varlıktır."

"Kitlelere, hükmetmenin en iyi yolu, onların bilinçaltındaki hayalleri canlandırmaktır."

"Kalabalıklar yalnızca yıkıcı kuvvete sahiptirler. Bunların üstünlüğü ve hakimiyetleri her vakit bir kargaşalık ve düzensizlik ifade eder."

"Kitleler hiç bir zaman gerçeğe susamamıştır. Hoşlarına gitmeyen açık gerçekler karşısında, sahte olan eğer kendilerini cezbederse, sahte olanı ilahlaştırarak açık gerçeklere yüz çevirmeyi daha uygun b…"

"Politik meclisler dâhilerin, şöhretlerinin en az tanındığı yerlerdir. Orada sadece zaman ve mekana uygun zekalar itibar görür ve vatana değil partilere hizmet değer kazanır."

"Bazı fikirlerin kolaylıkla kabul edilmesi, yayılması insanların çoğunun kendi muhakemeleri üzerine kurulmuş bir fikre sahip olmak imkanından yoksun bulunmalarındandır ..."

"Kitleyi meydana getiren fertler kim olursa olsun; yaşam tarzlar, işgüçleri, karakterleri yahut zekaları ister benzer ister ayrı olsun kalabalık durumuna gelmeleri onlara bir nevi kolektif bilinç aşıla…"

"Kitle içinde bir bilim adamı ile bir kara cahil arasında hiç bir fark yoktur. İkisi de kitlenin ilkelliği karşısında benliklerini kaybederler."

"Dini kitleler, cemaatler, partiler, sendikalar, taraftarlar, terör örgütleri, halk... hiç birinin de diğerinden farkı yoktur savunduğu fikir dışında. sadece fikirler farklıdır, ilkelik ve saldırganlık…"

"Kavimlerin gelişimini hükümetler değil, kendi karakterleri tayin eder."

"Tapınaklarda Ananelerden daha heybetli putlar yoktur. Saraylarda, Ananelerden daha kudretli hükümdarlar bulunmaz. Bu putlar ve zorbalar kolay yıkılır."

"Gerçeği bilmek birkaç filozofun ilgisini çekebilir ama insanlar genelde hayalleri tercih eder."

"Kelimeleri, formülleri yerinde kullanmasını bilen bir konuşmacı, kitleleri istediği yere kadar götürür."

"Bir millet geçici heveslerine göre değil, karakterinin gerektirdiği gibi yönetilmelidir."

"Bilim bize hiçbir zaman ne barış ne de mutluluk getireceği sözünü vermedi."

"Kitleler güce karşı saygı beslerler ve zayıflığın bir şekli gibi anladıkları iyiliğe karşı pek az ilgili görünürler."