Louis Althusser
1918 - 1990
Louis Althusser (16 Ekim 1918 – 22 Ekim 1990), Fransız Marksist filozof ve teorisyendir. Cezayir’de doğup École Normale Supérieure’de eğitim gördükten sonra Fransa’da akademik kariyer yapmıştır. Althusser, Marksizmin epistemolojik temellerini yeniden düşünerek, klasik tarihsel materyalizme karşı yapısalcı yaklaşımlar geliştirmiş; ‘‘epistemolojik kopuş’’ (rupture), ‘‘aşırı belirlenim’’ ve ideoloji kuramları gibi kavramlarla tanınmıştır. Başlıca eserleri arasında Pour Marx (For Marx) ve Reading Capital ile 1970 tarihli ‘‘Ideology and Ideological State Apparatuses’’ başlıklı makalesi bulunmaktadır; bu çalışmalar devlet, ideoloji ve öznellik ilişkileri üzerine önemli kavramsal araçlar sunmuştur. Althusser’in düşünsel etkisi, 1960’lar ve 1970’lerde Fransız ve uluslararası sol entelektüel çevrelerde derin olmuştur; öğrencileri ve meslektaşları aracılığıyla disiplinler arası teorik tartışmaları etkilemiştir. Özel yaşamında ve kariyerinde tartışmalı olaylar da olmuştur; 1980’de eşi Hélène Rytmann’ın ölümüne ilişkin olay ve sonrasında gelen akıl sağlığı değerlendirmeleri kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır. Althusser 1990’da Paris yakınlarında ölmüştür; fikirleri felsefe, sosyal teori ve siyaset biliminde hâlâ tartışılmakta ve kaynak gösterilmektedir.
Sözler (52)
"Devletin kapitalizmin yeniden üretimini sağlamada iki tür sistemi vardır: İlki, Devletin Baskı Aygıtları; hükümet, ordu,polis,hapishane. İkincisi Devletin İdeolojik Aygıtları; eğitim,din,siyaset,sendi…"
"Devlet işçi sınıfının, artı-değerin zorla elde edilmesi sürecine boyun eğmesi için egemen sınıfların işçi sınıfı üzerindeki egemenliğini güvence altına almasını sağlayan bir baskı ‘makinesi’dir."
"Zihnin hiçbir mutlak anlama, arzulama, sevme, vb yetisi yoktur. Bundan şu sonuç çıkar ki, yetiler ve benzeri kavramlar ya tamamen kurmaca ya da metafizik 'var olan'lardır."
"Bilim popüler ideolojinin sandığı gibi "somuttan soyuta" gitmez; ampirik olarak var olan nesnelerden, onların hakikatine gitmez. Aksine, bilim soyuttan somuta gider."
"Biliyoruz ki somut bir dünyada, doğumumuzdan ölümümüze kadar somutun içinde, somutun egemenliği altında yaşıyoruz. Bu kadarı bile çekilmez!"
"Despotizmin ilk özelliği, deyim yerindeyse hiçbir yapısı olmayan bir siyasal rejim olmasıdır. Ne siyasal, ne hukuki ve ne de toplumsal bir yapısı vardır."
"Yaşayan bir insan için ölüm hiçbir şeydir, çünkü adam yaşıyor; ölmüş biri için de ölüm hiçbir şeydir, çünkü artık onun hakkında hiçbir şey bilemez."
"Filozof için sanki bütün felsefeler çağdaştır... çünkü aslında hep aynı sorulara yanıt ararlar ki, zaten felsefe de bunlardan oluşur."
"Bütün dinlerin müminleri insanlara dili bahşedenin Tanrı ya da elçisi olduğunu iddia ederler ama elbette durum böyle değildir."
"İdealist filozofların inandıklarının aksine, bilim ve bilgi siyasete değil, siyaset bilim ve bilginin gelişmesine kumanda eder."
"Devrimci mücadelenin hedefi; her zaman için sömürünün sona ermesi ve dolayısıyla insanın kurtuluşu olmuştur."
"Hep o korku, bedenime bir zarar gelir korkusu. Gerçek şu ki, ben tüm yaşamımda bir kerecik bile dövüşmedim."
"Bir tedirginliği ancak bitmez-tükenmez başka tedirginliklere düşerek yatıştırma düşüncesi benim yazgim artik."
"Devrimci bir işçi partisininse üyelerine sunacak hiçbir şeyi yoktur: ne makam/mansıp ne maddesel avantajlar."
"Her felsefe, idealist olsun materyalist olsun, içinde hasmını barındırır. Önleyici bir tutumla "nehyetmek" için."
"Devlet, sömürü üzerine kurulmuş ideoloji ve zor kullanımıyla garantilenmiş bir aldatmaca ilişkisini icra eder."
"İnsanın kendi dünyasını tanımak için kendi dünyasından çıkması ve büyük dolambaçtan dolanması gerek."
"Gerçek şu ki Kilise'nin oynadığı devletin egemen ideolojik aygıtı rolünü günümüzde Okul üzerine almıştır."
"İnsan denen varlığın en derin felsefî projesi olarak bütünden değil de bütünleşmeden bahseder."
"Açık gözlerle felsefe yapmak, karanlıkta felsefe yapmaktır. Sadece körler güneşe doğrudan bakabilir."