Montesquieu
1689 - 1755
Charles-Louis de Secondat, Baron de La Brède et de Montesquieu (1689–1755), 18. yüzyılın en etkili Fransız siyaset filozoflarından ve hukuk teorisyenlerinden biridir. 18 Ocak 1689’da La Brède yakınlarındaki Bordeaux’da doğdu; soylu bir aileden gelmesi ve Bordeaux Parlamentosu’nda görev yapması, ona hukuk ve siyaset alanlarında erken bir pratik perspektif kazandırdı. Montesquieu’nün entelektüel gelişiminde İngiltere’ye yaptığı geziler ve oradaki anayasal gelenekleri incelemesi belirleyici oldu; bu gözlemler, daha sonra anayasal denge ve güçler ayrılığı fikirlerine dönüşecekti. Montesquieu, 1721’de yayımlanan Les Lettres persanes (Fars Mektupları) ile toplumsal eleştiri ve kültürel görecelik temalarını işlerken; 1748 tarihli De l’esprit des lois (Kanunların Ruhu) adlı başyapıtında siyaset teorisi, hukuk, iklim ve ekonomik yapıların siyaset üzerindeki etkisi gibi geniş kapsamlı analizler sundu. En çok güçler ayrılığı ilkesini geliştirmesi ve yasama, yürütme, yargı organlarının dengelenmesi gerektiği düşüncesiyle tanınır; bu fikirler Amerikan ve birçok Avrupa anayasasının şekillenmesinde doğrudan etkili oldu. Montesquieu, eleştirel yöntemi ve karşılaştırmalı yaklaşımıyla aydınlanma düşüncesine kalıcı katkılar yapmış, 10 Şubat 1755’te Paris’te ölmüştür.
Sözler (30)
"Halkın eğitimi önemlidir çünkü yüksek dereceli memurların ön yargıları, ulusun ön yargılarından doğar."
"Eğer ülkeme yararlı olacak, diğer ülkeleri mahvedecek bir şey biliyorsam prensime önermem; çünkü ben önce bir insanım, sonra bir Fransızım. Ben zorunlu olarak insan doğdum ve tesadüfen Fransız oldum."
"Yasalar içinde özgürken, yasalara karşı özgür olmak istenir, her yurttaş sahibinin evinden kaçmış bir köle gibidir. Ahlak öğüdü baskı, kural boyunduruk olur, dikkatin yerini korku alır..."
"Geçmiş bir yaşamı geri getiremezsin ama satın aldığın bir kitapla dünyanın en bilge kişilerinin bir ömür boyu kazandıkları birikimlerini elde edebilirsin."
"Yasas› olan toplum mutlu toplumdur. Ondan daha mutlu olan›ysa yasalar›n kabul gördü¤ü toplumdur."
"Eskiden, bir ülkeye karşı savaşmak için asker aranırdı. Bugün, askerleri savaştırmak için ülke aranıyor."
"Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur."
"Ayrı ayrı birer ahlaksız yaratık olan insanlar, toplu oldukları zaman namuslu kişiler olurlar."