Marquis de Sade

Marquis de Sade

1740 - 1814

Donatien Alphonse François, genel olarak Marquis de Sade olarak anılır (1740–1814). 2 Haziran 1740’ta Paris’te doğan de Sade, soylu bir ailede yetişmiş; oyun, roman ve felsefi metinler üreten üretken fakat tartışmalı bir yazardı. Eserlerinde cinsel özgürlük, ahlak, iktidar ve bireysel arzunun sınırlarını keşfetmiş; en bilinen yapıtları arasında The 120 Days of Sodom (Sodom’un 120 Günü), Justine ve Juliette bulunmaktadır. Yazınsal dili, provokatif temaları ve ahlak karşıtı kurgusuyla çağdaşlarından ve sonraki kuşaklardan yoğun eleştiri ve ilgi görmüştür. Hayatı boyunca tekrarlayan tutuklamalar, sürgünler ve akıl hastanelerinde kalışlar yaşamış; 18. yüzyıl Fransa’sının hukuk ve sosyal normlarıyla sık sık çatışmıştır. 1814’te ölene dek eserleri yasaklı veya sansürlü kalmış, ölümünden sonra özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda edebiyat, felsefe, psikanaliz ve sanat çevrelerinde yeniden değerlendirilmeye başlanmıştır. De Sade’ın mirası, cinsel politika, bireysel özgürlük ve sanatın provokatif sınırları hakkında süregelen tartışmaların merkezinde yer alır.

Sözler (69)

"İşte, çalışmalarımıza yön verecek olan duygular bunlardır ve okuyuculardan, bu unsurları göz önünde bulundurarak, yarattığımız karakterlerin ağzından dökülecek yanlış sözler ve gerçeğe duyduğumuz aşk …"

"Ama felaketlerle dolu bir tablodan bir iyilik doğacaksa, bunları sunuyor olmaktan pişmanlık duyulabilir mi?"

"Kötülüğe teslim olmanın iyiye ulaşmanın yollarından biri olduğunu söylemeyecekler midir?"

"Zincirlerinden kurtulmak için inleyen kötülük, yakalandığı anda skandal çığlıkları atıyor."

"Kötüler gül toplarken, kendini bütün bu saptamalarının üzerinde gören erdemlerle dolu özel insanlar, fırtınaya direnmektense teslim olmanın yeğlenebileceğini düşünmeyecekler midir?"

"Benim bahtsızlığım, boyun eğmeyi asla bilmeyen ve asla boyun eğmeyecek sağlam bir ruhu gökten almış olmaktır."

"Tek yapılması gereken, bize acı verirken diğerlerine yarar getiren kendi içimizdeki bu sinsi duyarlılığı köreltmekti. Ama iyilik dolu bir kalbi katılaştırmak güçtü..."

"Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse."

"Mutluluk bir idealdir, hayal gücünün ürünüdür zira."