Selman Rüşdi
1947 - günümüz
Selman Rüşdi (orijinal İngilizce yazımıyla Salman Rushdie), 19 Haziran 1947'de Bombay, Britanya Hindistanı'nda doğmuş İngiliz-Hint romancı, deneme yazarı ve kültürel yorumcudur. King's College, Cambridge'de öğrenim gördükten sonra edebi kariyerine odaklanan Rushdie, ilk büyük çıkışını 1981 tarihli Midnight's Children (Gecenin Çocukları) adlı romanıyla yapmış; bu eser 1981 Booker Ödülü'nü kazanmış ve daha sonra 'Booker of Bookers' gibi ödüllerle onurlandırılmıştır. Eserleri genellikle büyülü gerçekçilik, postkolonyal kimlik, göç ve kültürel melezlik temalarını işler. 1988'de yayımlanan The Satanic Verses (Şeytan Ayetleri) adlı romanı uluslararası bir tartışma başlatmış ve 1989'da İran liderliğindeki bir fetva ile hedef alınmasına yol açmıştır; bu gelişme Rushdie'yi uzun süreli koruma altında yaşamaya ve sürgün hayatı sürmeye zorlamıştır. Hayatı ve sansüre karşı duruşu üzerine yazdığı Joseph Anton: A Memoir (2012) adlı anı kitabı, bu dönemi anlatır. Rushdie aynı zamanda deneme, söyleşi ve senaryo çalışmalarıyla da tanınır; 2007'de Britanya tacı ile onurlandırılmış ve çağdaş edebiyat üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. 2022'de fiziksel bir saldırıya uğramış, ancak hayatta kalarak yazmaya ve kamu söyleşilerine geri dönmüştür.
Sözler (97)
"Sonunda bizden geriye yalnız hikayeler kalır, anlatılan birkaç hikayeden fazlası değiliz."
"Ben acımın üstesinden gelebiliyorsam, siz de aldırmazlığınızın üstesinden gelebilirsiniz."
"İnsanların sevgisi kaypak ve kararsızdı, böylesi bir sevginin peşinden koşmaksa ahmaklıktı."
"Hayatın her yeri delik deşikti, sayfaları yırtılmış, buruşturulmuş, fırlatılıp atılmış bir kitap gibi."
"İnsanlar, sevdikleri birine zarar vermekten, korktukları birine zarar vermekten daha az çekinirler."
"Özgürlük çocuklara yaraşır bir düştü, kadınlara yaraşır bir oyundu. Hiçbir erkek asla özgür değildi."
"Ben dürüst davrandım ve sen beni kendi yalanına çevirdin. Bu ben değilim. Ben değilim bu. Sensin."
"Yeni çağın özelliklerinden biri, insanların kimin ve niçin saldığını öğrenmesine izin vermemesiydi."
"Ağlamak o kadar büyük bir zayıflık mı? Ölümüne savunmak o kadar büyük bir kuvvet mi?"
"Yalnızca gözlerinle gördüklerine inanırsan başın çok derde girer, beladan kurtulamazsın, çamura saplanırsın."
"Belki de insanlığın laneti budur. Birbirimizden çok farklı olmamız değil, birbirimize çok benziyor olmamızdı lanetimiz."
"Dün demek için kullandığı kelimeyle "yarın" demek için kullandığı kelime aynı olan hiç bir halk zamana hakim değildir."
"Büyücülük için iksirlere, cinlere ya da büyülü asalara ihtiyaç yoktur. Tatlı dilli bir ağızdan dökülen sözcükler tılsımın ta kendisidir."
"İnsanların hayatta kalmak için en büyük şansı dirençleri; hayal edilemeyecek olanın karşısına geçip gözlerinin içine bakabilmeleri."
"İnsan kendi içinde kesinlikle bir bütün değildir, homojen değildir; içinde ne var ne yok karışır, bir an bir insandır bir an sonra başka bir insan."
"Susuz birer hiçiz. Bir imparator bile sudan mahrum kalınca toza dönüşür. Gerçek hükümdar sudur, bizler de onun köleleri."