Ali Şeriati
1933 - 1977
Ali Şeriati (Ali Şeriati Mazinani), 23 Kasım 1933 doğumlu İranlı sosyolog, düşünür ve siyasal aktivisttir. Geleneksel Şii düşüncesini modern sosyolojik analizlerle harmanlayarak İslam düşüncesinde yeni bir çizgi ortaya koymuş; Batı emperyalizmi, sömürgecilik ve İran’daki toplumsal adaletsizlik eleştirilerini dini söylem içinde yeniden kurgulamıştır. Tahran ve Şiraz gibi merkezlerde verdiği dersler, radyo programları ve yazdığı makaleler aracılığıyla özellikle genç kuşaklar üzerinde derin bir etki bırakmış; “kızıl-şii” ile “siyah-şii” ayrımı gibi kavramsal çerçevelerle tanınmıştır. Akademik eğitimini yurt dışında sürdürmüş, düşünsel üretiminde hem İslami kaynaklara hem de modern sosyal teoriye atıflar yapmıştır. Şeriati’nin söylemleri ve öğretisi, 1979 İran Devrimi’ne giden entelektüel zemin üzerinde etkili olmuş; mezhepsel kimlikleri politikleştiren ve toplumsal dönüşümü savunan bir üslup geliştirmiştir. 19 Haziran 1977’de İngiltere’de yaşamını yitirmiştir; ölümü ve bıraktığı miras zaman zaman tartışılmış, eserleri İran ve dışındaki İslamcı ve demokratik hareketlerce tartışılmaya devam etmiştir. Günümüzde Şeriati, İran siyaset ve din düşünce tarihi içinde tartışılan, eleştirilen ve yeniden yorumlanan merkezî figürlerden biri olarak kabul edilir.
Sözler (101)
"Ey sözde aydın kardeşim! Kur'an'ı avamın bildiği gibi bilmemeli, onların anladığı gibi anlamamalı. Onu bir kitap gibi açmalı, okumalı, düşünmeli ve tarihteki etkisini araştırmalı. İşte o zaman bu kita…"
"Beşer Budalalıkları Tarihi, Beşer Bilinci Tarihinden daha zengin ve daha ilgi çekicidir. Her zaman böyle olmuştur, bugün de böyledir."
"İnsanlar paranın peşinden o kadar hızlı koşuyor ki, ahlakın arkadan yetişmesi mümkün değil."
"Ramazan ayı içinde dahi işinde, eylemlerinde hiç değişiklik olmadı; senin orucun, yemek vakitlerini değiştirmekten ibarettir."
"Aslında peygamberler insanların araştırıcı olmalarını sağlamak için gelmişlerdir. Ama insanlar, tam tersine eşekliklerinden suskun suskun, sakin sakin otladılar."
"Bilgili insan, asla ölmez! Bedeni toprağın altında çürümüş bile olsa, bilgin hayattadır. Hayatta olup yiyip-içip yürüyebilen insanlar var ki bunlar asıl ölülerdir."
"Hastalığın senin içindedir ama bilmiyorsun! Şifan da senin içindedir ama görmüyorsun!"
"Hayatın sırrını mı arıyorsun? Onu ancak didinip, çabalamakla bulursun. Irmağın suyunu denizde aramak ayıptır."
"Herkesin hakiki vatanı doğduğu yer değildir, kültürüdür."
"Açlığın haykırdığı bir yerde ruhani sofradan söz etmek, sadece maddi hayata değil, ruhani maneviyatçılığa da ihanettir."
"İşe yaramaz mollalar, kitap yüklü eşek gibidirler."
"Zulüm; takva elbisesine büründüğü vakit, tarihteki en büyük facia meydana gelir..!"
"Zulme rıza gösteren, zalimin ortağıdır!"