Cesare Pavese

Cesare Pavese

1908 - 1950

Cesare Pavese (Santo Stefano Belbo, 1908) 20. yüzyıl İtalyan edebiyatının en etkili figürlerinden biridir. Torino Üniversitesi çevresinde gelişen entelektüel çevrelerle ilişkili olan Pavese, şair, romancı, çevirmen ve edebiyat eleştirmeni olarak tanındı. Anglo-Amerikan edebiyatına dair çevirileri ve eleştirel yazıları aracılığıyla İtalya’da modern edebiyat akımlarının tanınmasına katkıda bulundu; dil ve anlatımını sade ama derin bir duyarlılıkla kullandı. Eserlerinde yalnızlık, aidiyet, hafıza ve modernitenin yarattığı yabancılaşma gibi temalar öne çıkar. Pavese’nin başlıca eserleri arasında 1949 tarihli La luna e i falò (Ay ile Koca Ateşler) özellikle öne çıkar ve kırsal köken ile kent yaşamı arasındaki kopuşu irdeler. Dialoghi con Leucò gibi deneysel yapıtlarda ise mitolojik ve felsefi motiflerle insan durumunu sorgulamıştır. Hayatı boyunca tutkulu bir gözlemci ve ince bir stilist olarak tanınan Pavese, 1950’de trajik bir biçimde yaşamına son vermiştir; ölümünden sonra yayımlanan günlükleri Il mestiere di vivere (Yaşama Mesleği) onun iç dünyasını ve edebi kaygılarını daha da görünür kılmıştır. Edebi mirası, İtalyan roman ve şiirinde etkisini sürdürmektedir.

Sözler (43)

"Yazmak güzel şey; hem kendine hem bir kalabalığa konuşmak gibi iki zevki birleştiriyor."

"Dünya nasıl olması gerekiyorsa öyle. Kendini kurtaramayanı hiç kimse kurtaramaz."

"Elbette acı çekerek insan çok şey öğrenir. Ne yazık ki, acı çekmek öğrendiklerimizden yararlanacak güç bırakmaz bizde. Bir şeyi sadece bilmek, hiçten de az bir şeydir."

"Bir erkeği bir çocuktan ayıran özellik bir kadın üzerinde üstünlük kurmayı bilmesidir. Bir kadını bir çocuktan ayıran özellik ise, bir erkeği nasıl sömüreceğini bilmesidir.."

"Ancak bir özveriyi gerektiren sevgiye inan; bunun dışında her şey, çoğu zaman, boş sözlerden başka bir şey değildir."

"Tiksiniyorum bütün bunlardan sözler değil, eylem artık yazmayacağım."

"İnsan kendini bir kadına duyduğu aşk yüzünden öldürmez. Aşk bizi tüm çıplaklığımız, sefilliğimiz, düşkünlüğümüz ve hiçliğimizle açığa vurduğu için öldürür."

"Birisine iyilik etmeye çalış. Çok geçmeden onun hoşnutlukla parlayan yüzünden nasıl tiksindiğini göreceksin."

"Gerçeklik insanın şu ya da bu şekilde içinde bir bitki gibi yaşayacağı bir zindandır."

"İntihar edenler sıkılgan katillerdir. Sadizm yerine mazohizm."

"Kadınlar kendilerini güçsüz olana bir idol, güçlü olana bir eşya gibi sunarlar."

"Hiçbir kadın bir adamla parası için evlenmez. Kadınlar bir milyonerle evlenmeden önce ona aşık olacak kadar akıllıdır."

"Kendini öldürmeye karar vermiş bir adamın damarlarından boğazına yönelen bu gizli ve köklü sevinç neden? Ölümle yüz yüze gelindi mi, hâlâ diri oluşumuzun kafaya dank başka bir şey kalmaz geriye."

"Gerçeğin mutlak mantığına inanan düşünürler bu konuyu bir kadınla ciddi olarak tartışmamışlardır."

"Bir insan acı çekiyorsa, başkaları ona bir sarhoşmuş gibi davranırlar: "Hadi, kalk bakalım; yeter bu kadar; hadi işine; öyle değil; ha şöyle...""

"Başkalarıyla –hatta karşına çıkan tek insanla– sanki her şey o an başlayacak ve biraz sonra bitecekmiş gibi yaşamalısın."

"Sana yapılan bir yanlışın intikamını almak, sana yapılan adaletsizliği gönül rahatlığıyla dile getirme özgürlüğünü ortadan kaldırmaktır."

"Sevgi bilmeyi arzulamaktır."

"Yaşama sanatı, sevdiklerimize onlarla birlikte olmaktan ne büyük bir zevk duyduğumuzu göstermemekten başka bir şey değildir. Bunu başaramadık mı, bırakıp giderler bizi."

"Nasıl olur da Tanrı dua eden insanın sürekli olarak kendini aşağılamasını, ayinlerin ve törenlerin durmadan yinelenmesini ister?"

Din