Cengiz Aytmatov

Cengiz Aytmatov

1928 - 2008

Cengiz Aytmatov (1928–2008), Kırgız asıllı Sovyet ve Kırgız romancı, kısa öykü yazarı ve dramatisttir. 12 Aralık 1928’de Sovyetler Birliği döneminde Kırgızistan’da doğmuş; Rusça ve Kırgızca eserler vererek hem Sovyet edebiyatının hem de Kırgız ulusal edebiyatının en tanınmış isimlerinden biri olmuştur. İlk dönem yapıtları, kırsal yaşam, gelenek ve modernleşme arasındaki gerilimleri işlerken, daha sonraki eserleri insanın varoluşsal sorunları, etik ikilemler ve teknolojik ilerlemenin toplumsal etkileri üzerine evrensel sorgulamalar içerir. Aytmatov’un en bilinen eserleri arasında Jamila, The White Ship (Beyaz Gemi), Farewell, Gulsary! ve The Day Lasts More Than a Hundred Years (Gün Uzun Yüz Yıldan Fazladır) sayılabilir; bu yapıtlar uluslararası çevirilerle geniş bir okuyucu kitlesi kazanmıştır. Aynı zamanda devlet görevlerinde ve diplomatik pozisyonlarda da bulunan Aytmatov, yazarlığını kültürel temsil ve toplumsal eleştiri aracı olarak kullanmış; Orta Asya’nın gelenekleri ile modern dünyanın çelişkilerini edebi bir dille aktararak kalıcı bir miras bırakmıştır.

Sözler (65)

"Kötülük; ne de olsa, yeryüzünde bir gün geliyor, hak yerini buluyor, kimsenin yaptığı kötülük cezasız kalmıyor."

"Herkes gidebilir, herkes kaçabilir ama, herkes kendine hakim olamaz, herkes kendine karşı zafer kazanamaz."

"İnsanlar niçin böyle yaşıyorlardı? Niçin bazıları iyi bazıları kötüydü? Niye bazıları mutlu, bazıları mutsuz?"

"Hayat bu işte! Eğer dünyaya gelmezsen hiçbir şey görmezsin; ama gelirsen dertten kurtulamazsın."

"İnsan bugün kendisini olduğu gibi kabul eder; ama onun tabiatında yarın başka biri olmak vardır."

"Tuhaf yaratıklardı şu insanlar! Yerlerinde durmuyor, gürültü patırtı ile âlemi ayağı kaldırıyorlardı."

"Ama boş yere dememişler: Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalar."

"Mutluluk bir dağ yolu gibidir. Bakarsın tepelere tırmanır, sonra bir bakarsın, aşağıya iner."

"İnsanın mutlu olması ve bu mutluluğu başkalarına da vermesi bazen ne kolay oluyor."

"Bazı insanlar vardır, daha ilk karşılaşmada onlara ısınır, güven ve sempati duyarsınız."

"İşin en kötü yanı, çocukların niye aç kaldıklarını anlayacak durumda olmamaları."

"Zaten toprak üzerindeki her şey eninde sonunda toprağa karışır, toprak olurdu..."

"Erkekler dişileri için, dünya dünya olalı yaptıkları gibi, kıyasıya dövüşeceklerdi."

"İnsanın yaşamak için bir amacı, bu amaca ulaşmak için tutacağı bir yol olurdu."

"Öyle bir çağa geldik ki herkesin birçok şeyi küçük yaştan öğrenmesi gerekiyor."

"Söyle bana toprak ana, gerçeği söyle: insanlar savaşamadan yaşayamazlar mı?"

"Duygu bir şarkıdan başka bir şey değilse, şarkı söylemek niçin ayıp olsun?"

"İnsan her şeyi anlatamaz. Zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez."

"Boşa çene yoruyorum. Öküz kadar kuvvetlisin ama beş paralık aklın yok."

"Kötülük yapma ve yayma konusunda insanla yarışabilecek yaratık yoktu."