Titus Lucretius Carus
Titus Lucretius Carus, geleneksel olarak Lucretius adıyla anılan, Geç Roma Cumhuriyeti döneminde yaşamış bir şair ve doğa filozofudur. En önemli eseri De Rerum Natura (Doğanın İşleri Üzerine) adlı altı kitaptan oluşan uzun epik şiirdir; bu eserinde Epikuroscu atomculuk, doğa felsefesi, ruh ve ölümün doğası, dini korkuların eleştirisi ve evrenin rasyonel açıklaması gibi konuları şiirsel bir dille işler. Lucretius’un dili ve imgeleri, stoacı-dönem Roma şiir geleneğinden farklı olarak felsefi argümanları estetik bir düzlemde sunar ve Latince bilimsel/felsefi üslubun erken örnekleri arasında değerlendirilir. Lucretius hakkında yaşamıyla ilgili ayrıntılar sınırlıdır ve geleneksel kaynaklar doğumunun ve ölümünün kesin tarihlerini vermemekle birlikte MÖ yaklaşık 99–55 civarı bir dönemde yaşadığı kabul edilir. Eserinin Rönesans ve Aydınlanma boyunca yeniden keşfi, doğa bilimleri ve materyalist felsefe üzerinde derin etkiler yaratmıştır; Doğanın İşleri Avrupa düşünce tarihinde antik materyalizmin ana kaynaklarından biri olarak kalmıştır. Modern araştırmalar metin tarihçiliği, şiirsel teknikler ve Lucretius’un felsefi kaynakları üzerinde yoğunlaşarak onun antik entelektüel bağlamını ve sonraki kuşaklar üzerindeki etkisini değerlendirmektedir.
Sözler (33)
"Ne yazık mutsuz insan yüreğine! Ne yazık düşten yoksun insan kafasına; akıl yoksunluğundan doğar temelsiz korkular; alt edilebilir bunlar ancak akıl erdirmekle doğanın işleyişine ve yapısına."
"Birer hasta adamız hepimiz, hastalığımızın kaynağından habersiz. Bazılarımız öfkesini bilmiyor, bazılarımız suçunu, bazılarımız hatasını, bazılarımız nefretini; acınacak haldeyiz, hastalığımızın kayna…"
"Gittiğimiz yerlere zincirlerimizi de götürürüz kendimizle birlikte. Hiçbir zaman tam bir özgürlük kavuştuğumuz. Durup bakarız bırakıp gittiklerimize; hep onlarla dolu kalır düşlerimiz."
"Çocukların kör karanlıktan korktuğu gibi bizde aydınlıktan korkarız, çocukların karanlıktan dehşetle beklediklerinden daha korkunç olmayan şeylerden..."
"Hayat bir işinize yaramadıysa, boşu boşuna geçtiyse, onu yitirmekten ne korkuyorsunuz? Daha yaşayıp da ne yapacaksınız?"
"Ölüm size ne sağken kötülük eder ne ölüyken: Sağken etmez, çünkü hayattasınız; ölüyken etmez, çünkü hayatta değilsiniz."
"Doğanlar hem yaşamayı hem de ölümü kabullenirler ve arkalarında çocuklar bırakırlar; böylece ölüm yeniden doğar."
"Her şey değişir ve hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Doğa her şeyi değiştirir ve her şeyin şeklini değiştirmeye zorlar."
"Geçmişte çok sık olarak, din suç ve utanç verici eylemler ortaya çıkardı ... Din kaç tane kötülüğe neden oldu?"
"Bir görevin ne kadar zor göründüğü önemli değil... Kalıcılık ve istikrarlı eylem sizi baştan çıkaracak."
"Bazı şeyler değiştiğinde ve uygun sınırlarını aştığında, bu aynı zamanda o değişimin ölümü olur."
"Bütün dinler cahile, aynı ölçüde ulvi. Siyasetçiye, aynı ölçüde kullanışlı. Filozoflar için saçmadır."
"Zevkin kaynaklarında öyle bir acılık var ki, çiçekler arasında bile olsa boğazımızı yakar."