Mihail Bakunin
1814 - 1876
Mihail Aleksandroviç Bakunin (1814–1876), Rus asıllı devrimci, teorisyen ve anarşist harekete öncülük etmiş bir düşünürdür. Tver yakınlarındaki soylu bir ailede doğmuş olan Bakunin, 19. yüzyıl Avrupa’sında devlet, otorite ve merkeziyetçilik karşıtı görüşleriyle tanınmıştır. Temel eserleri arasında God and the State (Tanrı ve Devlet) ve Statism and Anarchy (Devletçilik ve Anarşi) yer alır; bu metinlerde devletin ve teokratik otoritenin reddini, bireysel özgürlük ve kolektif özörgütlenme ilkelerini savunmuştur. Bakunin, pratik siyasi mücadele ile teorik eleştirileri birleştirerek kolektivist anarşizm geleneğinin şekillenmesinde etkili olmuştur. Uluslararası işçi hareketleri ve Birinci Enternasyonel içindeki tartışmalarda Karl Marx ile karşı karşıya gelmiş, merkeziyetçi devrim stratejilerine karşı federatif ve tabandan yükselen örgütlenmeyi savunmuştur. Hayatı boyunca sürgünler, hapis ve Avrupa’daki çeşitli devrimci çevrelerle ilişkiler Bakunin’in hem düşünsel üretimini hem de eylemsel etkisini belirlemiştir. Ölümü sonrası eserleri ve fikirleri, 20. yüzyılın anarşist akımları üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır.
Sözler (40)
"Bir insan; aptal, teolog, ya da hiç olmazsa metafizikçi, hukukçu veya burjuva ekonomisti olmadığı sürece iki kere ikinin dört ettiği gerçeğine asla karşı çıkmaz."
"Dinsel cennet, cehaleti ve imâni tarafından yüceltilmiş insanın, kendi görüntüsünü içinde büyütüp tersine çevirerek -yani kutsallaştırarak- yeniden keşfettiği hayalden başka bir şey değildir."
"Tanrıları, yarıtanrıları, peygamberleri, mesihleri ve azizleri ile tüm dinleri yaratan, henüz tam olarak gelişmemiş ve yeteneklerine tam sahip olmamış insanın saf hayalgücüdür."
"Bütün despotizmlerin en kötüsü, doktriner kişiler ya da esinlenmiş dinciler tarafından uygulanan despotizmdir."
"Bir efendi, her kim olursa olsun ve kendini ne kadar liberal gösterme arzusu taşırsa taşısın, her zaman bir efendidir. Onun varlığı, tüm altındakilerin köleliğini zorunlu kılar."
"Nerede bir sürü varsa, orada, mecburen, görevleri o sürüyü kırkmak ve boğazlamak olan çobanlar da olacaktır."
"Voltaire'in sözünü tersine çevirerek diyorum ki; eğer Tanrı gerçekten varsa, onu yok etmek gerekir."
"En başta, ilâhiyatın ilâhî zorbalığına, Tanrı'nın hayaline başkaldırmak gerekir. Gökyüzünde bir efendimiz bulunduğu sürece yeryüzünde kölelikten kurtulamayız."
"En ateşli devrimciyi alın ve ona mutlak iktidar verin, bir yıl içinde Çar'dan daha beter olacaktır."