Pyotr Kropotkin
1842 - 1921
Pyotr Alexeyevich Kropotkin (1842–1921), Rus asıllı coğrafyacı, jeolog ve anarşist düşünürdür. Soylu bir ailede doğmakla birlikte genç yaşta siyasal muhalefete yönelmiş, Sibirya sürgününde jeolojik ve etnografik gözlemler yapmış; buradaki deneyimler siyasal görüşlerinin ve bilimsel yaklaşımının şekillenmesinde etkili olmuştur. Sürgünden kaçışının ardından Batı Avrupa’da uzun süre yaşamış, hem bilimsel makaleler hem de siyasal yazılar yayımlamış; doğa bilimleri ile toplum eleştirisini bir araya getiren bir entelektüel profil geliştirmiştir. Kropotkin, dayanışma ve karşılıklı yardımlaşmanın evrimsel ve toplumsal bir faktör olduğunu savunarak bunu Mutual Aid: A Factor of Evolution gibi eserlerinde ortaya koymuştur. Anarşist-komünist görüşleri, devletin merkezileşmesine ve kapitalizmin hiyerarşik yapılarına güçlü eleştiriler içerir; başlıca eserleri arasında The Conquest of Bread ve Fields, Factories and Workshops bulunur. 1917 Rus Devrimi’nden sonra ülkesine döndüğünde Bolşevik yönetimiyle görüş ayrılıkları yaşamış, fikirleri hem 20. yüzyıl anarşist hareketi hem de sosyoloji, ekoloji ve komünal çalışmalar üzerinde kalıcı etki bırakmıştır.
Sözler (52)
"British Museum'daki kütüphane memuru okuyucuya toplum için o güne dek neler yapmış olduğunu sormaz, ona sadece istediği kitapları verir."
"Tüm hayvan topluluklarında dayanışma, burjuvaların bizi iyice aptallaştırmak için her türlü nakarat biçiminde erdemini övdükleri yaşam mücadelesiyle karşılaştırılamayacak kadar önemli bir doğa yasasıd…"
"Yalnız kalan insan acı çeker, bir tür endişe içindedir, çünkü düşüncesini, duygularını başkalarıyla paylaşamaz. İnsan büyük bir sevinç duyduğunda, başkalarına varolduğunu, hissettiğini, sevdiğini, yaş…"
"İkiyüzlülük temelleri yıkıldıkça, toplumda ahlâk düzeyi yükselir. Özellikle bu dönemlerde, ikiyüzlülük tamamen eleştirilip yadsındığında ahlak duygusu en hızlı ilerlemesini gerçekleştirir; ancak o zam…"
"Burjuvazinin görevi, devrim sırasında, yüce ilkeler, daha doğrusu yüce yalanlar üzerine düşünce üretmektir. Halkın göreviyse herkese ekmek bulmak, kimsenin aç kalmamasını sağlamaktır."
"Düşünmek Daha ilkokuldan başlayarak ezilen, yetişkinlik çağlarında geçmişin kölesi olan ve ölene dek bu durumları süren bizler, düşünmek denen şeyi neredeyse hiç bilmiyoruz."
"İnsanların, yönetsiz kalırlarsa birbirlerini yiyip bitireceklerine inananlara diyoruz ki: tıpkı sürgüne giderken zavallı kullarım bensiz ne yapacaklar? Diyen o krala benziyorsunuz."
"İkiyüzlülük ve aldatmaca yaşamımızın temeli haline gelir. Ne var ki toplum böyle bir ahlaklılık koşullarında yaşayamaz. Böyle süremez: Değişmek zorundadır, değişecektir."
"Köylü toprak sahibinden kurtuldu diyelim, ama aynı şekilde sanayi de kapitalist, tüccar ve bankerin egemenliğinden kurtulmadı mı, sonuç sıfıra sıfır elde var sıfırdır."
"Karşılıklı güven olmadan hiçbir mücadele olanaklı değildir;hiçbir cesaret, hiçbir inisiyatif, hiçbir dayanışma ve hiçbir zafer mümkün değildir! Bu kesin yenilgidir."
"Kentler artık birbirini hiç tanımayan, birbirlerinin sırtından zengin olmak dışında ortak hiçbir şeyleri olmayan rastgele insanların toplandıkları sıradan yerlerdir."
"Genel olarak hayvanlar alemi, ne kutsal kitabı ne de felsefeyi inceleme gereği duymadan, neyin iyi neyin kötü olduğunu mükemmel biçimde bilir."
"Ahlâk ilkeleri tüm zorlayıcı niteliklerini yitirdikçe ve eşitler arasındaki doğal ilişkiler olarak kabul edildikçe daha çok yeterli olacaktır."
"Devletsiz bir toplum düşüncesi, kuşkusuz özel sermayenin olmadığı bir ekonomik yapı kadar tepki çekecek bir düşüncedir."
"Özgür insan kendine yeni çalışma koşulları yaratır; son derece zevkli ve bir o kadar da üretken, verimli çalışma ortamı."
"Hiçbir şey boşa harcanmamalı, harcanan her şeyin yerine yenisinin konmasını sağlayacak bir örgütlenmeye gidilmeli."
"Bizler insanların kendi aralarındaki ilişkilerinde Tanrı rolü oynayan devlete ilişkin bir yığın kör inanışlar içinde yetiştik."
"Yoksulun olmadığı yerde, onları sömüren zengin de yok demektir. Ancak halkın yoksulluğundan doğar zenginlik."
"Zenginlerin refahı fakirin sefaleti ile dengelenecekse bu gasba son vermek emeğin hem hakkı hem de ödevi."
"Zevk elde etmeye çalışmak, acıdan kaçınmak organik dünyanın genel gerçeğidir. Hatta yaşamın özü budur."