Bertrand Russell
1872 - 1970
Bertrand Arthur William Russell (1872-1970), Britanyalı filozof, mantıkçı, matematikçi, tarihçi ve toplumsal eleştirmen olarak 20. yüzyıl düşünce dünyasının en etkili figürlerinden biridir. Cambridge Üniversitesi ile ilişkili olarak yetişmiş, özellikle matematiksel mantık ve analitik felsefenin kurumsallaşmasında temel rol oynamıştır. Alfred North Whitehead ile birlikte kaleme aldığı Principia Mathematica, modern mantık ve temellendirme çalışmalarında kilometre taşı kabul edilir. Russell’ın dil felsefesi ve gösterim teorilerine getirdiği katkılar, özellikle “tasvir teorisi” (theory of descriptions) felsefi tartışmalarda geniş yankı uyandırmıştır. Russell aynı zamanda aktif bir kamu entelektüeli ve barış savunucusuydu. I. Dünya Savaşı sırasında ve daha sonra nükleer silahlanmaya karşı yürüttüğü mücadelelerle tanınır; bu aktivizmler zaman zaman hapis cezalarına ve kamu tartışmalarına yol açmıştır. Edebi olmayan denemeleri, toplum, eğitim, din ve siyaset üzerine yazıları geniş kitlelere ulaşmış; "A History of Western Philosophy" gibi popüler eserleriyle felsefeyi kamuoyuna tanıtmıştır. 1950’de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmesi, hem entelektüel yetkinliğinin hem de insanlık ve özgür düşünceye yaptığı katkıların uluslararası tanınmasıdır. Günümüzde Russell’ın mantık, dil felsefesi ve siyaset felsefesi alanlarındaki fikirleri akademik çalışmalar ve kamu tartışmaları için hâlâ temel referanslar arasında yer alır. Çalışmaları, analitik geleneğin şekillenmesinde ve 20. yüzyıl felsefesinin yön bulmasında belirleyici olmuştur.
Sözler (46)
"Bir din, sonsuz ve mutlak bir kesin gerçeği somutlaştırdığı iddiası ile bir bilimsel teoriden farklılık gösterirken bilim ise; daima deneye dayalıdır, şimdiki teorilerin er ya da geç yeniden biçimlend…"
"Benim dinim şudur: Her görevi yapmak ve bunun için hem burada hem de buradan sonra bir ödül beklememek."
"Aşktan korkmak, yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüşlerdir."
"Ahlak değerlerinin öznelliğine ilişkin savlar nasıl çürütülebilir bilmiyorum, ama keyfi bir zalimliğin yanlış olmasının tek nedeninin bundan hoşlanmayışım olduğuna da kendimi inandıramıyorum."