Mîna Urgan

Mîna Urgan

1915 - 2000

Mîna Urgan, Türk edebiyatı ve İngiliz dili eğitimi alanlarında etkin olmuş bir akademisyen, çevirmen ve yazardır. Uzun yıllar üniversite düzeyinde İngiliz dili ve edebiyatı eğitimi vermiş, edebiyat eleştirisi ve çeviri çalışmaları aracılığıyla Türkiye’de yabancı edebiyatın okunmasını ve anlaşılmasını desteklemiştir. Akademik çalışmaları ile edebiyat tarihi ve eleştiri alanlarına katkıda bulunmuş; öğretim üyeliği süresince yetiştirdiği öğrenciler ve yayımladığı eserlerle geniş bir etki alanı oluşturmuştur. Halk arasında daha fazla tanınmasını sağlayan yönü ise anı türündeki eserleri ve yayıma hazırladığı hatıralardır; bu yapıtlar kişisel belleği, kültürel dönüşümleri ve Türkiye’nin entelektüel ortamını izleyen gözlemleri bir araya getirir. Çevirileri, özellikle İngiliz edebiyatından yaptığı aktarım ve metin çözümlemeleri, akademik çevrelerde ve genel okuyucuda saygı görmüştür. Mîna Urgan’ın çalışmaları, hem akademik hem de popüler düzeyde edebiyatın toplum içindeki yerini sorgulayan ve tekrar değerlendiren bir miras bırakmıştır.

Sözler (72)

"Yaşayabilmek için bir amaç edinmek, o amaç uğruna çalışmak şarttır. Çalışmak değil, stres altında çalışmaktır insanı mahveden."

"Evlilik kör topal yürür. Ama maç devam ederse, bitkin düşen çiftin ringden çıkmaktan yani boşanmaktan başka çaresi kalmaz."

"İlk sevgilim çikolata kokardı, son sevgilim ölüm. (aradakilerin kokusu yoktu) ben ölüm kokan son sevgilimi sevdim en çok."

"Ben sahip olduklarımın tadını çıkarmayı öğrendim. Sahip olamadıklarımın acısına ayıracak zamanım yok, hayat çok kısa."

"Okuyamadıklarım arasında öyle önemli kitaplar var ki, gözüm arkada kalacak o hiç inanmadığım öteki dünyaya gidince."

"Akıllıca kullanılan ölçülü bir hoşgörü, çocukları da, yetişkinleri de eğitmek, doğru yola getirmek açısından çok yararlıdır."

"Hoşgörü elbette ki, güzel bir şey. Ama neye hoşgörü gösterileceği, neye gösterilemeyeceği, kesinlikle saptanmalı."

"Eğer yaşadığım çağ'a bayağılık ve çirkinlik egemense, ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım?"

"Başkalarını sokan yılanın günün birinde onları da sokabileceğini hiç düşünmezler bu gerizekalı "bana ne" ciler."

"En kusursuz, en güzel insanlara belirli bir açıdan kötü niyetle bakarsanız, dakikasında rezil edebilirsiniz onları."

"Kendi kafasını göstererek, "Kızım" dedi, "bir kadının namusu belinden aşağısında değil, burada, kafasındadır.""

"Bir insanın ancak düşgücünden yararlanarak hayal kurabildiği sürece gerçek bir insan olduğuna inanıyorum."

"Zaten belirli bir yaşa kadar siz çocuklarınızı azarlarsınız, ondan sonra çocuklarınız sizi azarlamaya başlar."

"Şimdi sırası gelmişken, Kemalist, hem de sapına kadar Kemalist olduğumu açık seçik söylemek isterim."

"Yobazlığa karşıyım, ırkçılığa karşıyım, gericiliğe karşıyım. İnsanların sömürülmesine ve savaşa karşıyım."

"Düşünün hele, insanların yarısı, öteki yarısından nefret ediyor. Irkçılığın bundan daha beteri olamaz."

"Denize girmek beni bütün sıkıntılarımdan arındırır, dertlerimi alıp yok eder, hastalıklarımı iyileştirir."

"Zaten insanlar gülümseyerek mutsuzluklarını hem gizlemesini, hem de biraz yenmesini öğrenirler."

"Doğanın güzelliğine aval aval bakmak başka şeydir, bu güzelliği sahiden görebilmek başka şeydir."

"Uzun yaşamanın bir felaketi sevdiklerinizin ölümü görmekse, bir başka felaketi de yalnızlıktır."