D

Dursun Karataş

1952 - 2008

Dursun Karataş, Türkiye'de radikal sol hareketler içinde öne çıkan ve Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi (DHKP-C) adıyla bilinen örgütün kurucusu ve yöneticisi olarak tanınmış bir siyasi aktördü. Marksist-leninist ideolojik çerçevede örgütlenme ve silahlı mücadele stratejileriyle anılan Karataş, Türkiye siyasetinde 1970'ler sonrası dönemin en tartışmalı figürlerinden biri oldu. Örgütsel liderlik rolü, politik şiddet ve devletle olan çatışmalar nedeniyle uzun süreli hukuki takiplere, tutuklamalara ve diaspora dönemlerine maruz kaldı. Karataş'ın mirası, Türkiye'deki sol hareketlerin bazı kesimlerinde kahramanlaştırılma ile devlet ve uluslararası aktörler nezdinde terör örgütü olarak sınıflandırılma arasında derin bir kutuplaşma yaratmaktadır. Hem destekçileri hem de muhalifleri açısından sembolik bir figür olan Karataş, örgütsel yapıların dönüşümü, siyasal şiddetin sınırları ve demokratik muhalefetin yolları üzerine süregelen tartışmalarda sıkça referans gösterilir. Kamuoyundaki etkisi, hukuki ve güvenlik boyutuyla birlikte Türkiye'de siyaset, güvenlik ve hukuk alanlarında iz bırakan bir kişisel tarihe işaret eder.

Sözler (18)

"Çağımızda egemen sınıfların kendilerini en teknik, en ölümcül silahlarla donattıklarını, devlet denilen yönetici mekanizmayı güçlü ve karmaşık bir silaha dönüştürdüklerini düşünürsek, bir mekanizmayı …"

"Her şey çok güzel olacak."

"Sosyalizm hedefimizden asla vazgeçmediğimiz sürece, hala duruyor olacak en sağlam halka."

"Faşizm varoldukça, ona karşı direnenler en sağlam halka oldular."

"Emperyalizm var oldukça, diz çökmeyenler, en sağlam halka oldular."

"Bu halkayı kıracak en güçlü silahı bulamadı egemenler daha. Bulamayacaklar da. Biz varoldukça bulamayacaklar."

"Dünyanın en güçlü orduları da kıramadı bu halkayı."

"Çünkü şimdiye kadar kırılamadı bu en sağlam halka."

"Son nefesimize kadar tutunmalıyız bu en sağlam halkaya."

"Beynimiz yerinde durduğu sürece bu halkaya tutunmalıyız."

"Nefes alıp verdiğimiz sürece, nefesimizle tutunabilmeliyiz bu halkaya."

"Her koşulda direnmeyi beynimiz öğretti bize. Onu kimse alamaz elimizden."

"Beynimizi de söküp alamazlar ya; o bizim."

"Dişlerimizi sökseler, gözümüzle tutunabilmeliyiz bu halkaya."

"Tuz buz etseler de her yanımızı, elimizi kolumuzu kırsalar da, dişlerimizle tutunabilmeliyiz."

"Sıradan değil, en sağlam halka olmak."

"En sağlam halka ben olmalıyım! Herkes, hepimiz yapabiliriz bunu."

"... İşkenceden başka yolumuz yoktur, bunun için işkence yapmak zorundayız. Ve bunun için de sayın savcı, burada işkencecileri savunmaktadır."