Dücane Cündioğlu

Dücane Cündioğlu

1962 - günümüz

Dücane Cündioğlu, çağdaş Türk düşünce ortamında tanınmış bir felsefeci, çevirmen ve yazar olarak bilinir. Akademik ve popüler düzeydeki yazıları, çevirileri ve söyleşileri aracılığıyla felsefe, bilim felsefesi, bilgi kuramı ve modernlik eleştirisi gibi alanlarda katkıda bulunmuştur. Türkçeye kazandırdığı çeviriler ve eleştirel metin yorumları, özellikle Fransız düşüncesi ve çağdaş eleştirel kuramın Türkiye'deki yayılımında önemli rol oynamıştır. Kamuoyu ile kurduğu ilişki, yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmayıp gazetelerde ve dergilerde yayımlanan yazılar, etkinliklerdeki konuşmalar ve eğitim çalışmalarını da kapsar. Okuyucularına eleştirel düşünme araçları sunmayı hedefleyen üslubu, karmaşık teorik konuları daha geniş kitlelere erişilebilir kılma çabasıyla karakterizedir. Çalışmaları, genç araştırmacılar ve öğrenciler arasında özellikle çağdaş felsefi tartışmaların yerelleştirilmesi ve yorumlanması bakımından etkili olmuştur.

Sözler (14)

"Kapitalizm seni betona gömüyor ey talib, farkında bile değilsin! Hem de bu sefer sarığıyla, cübbesiyle, seccadesiyle..."Bina çöplüğü hâline gelen bir ülke" başlıklı yazısı, Yeni Şafak, 12.12.2010"

"Yeter ki biraz kulak veriniz, inanınız o zaman bu âlemde varolan her şeyin nefes alıp verdiğini duyabilirsiniz.Hz. İnsan, Kapı Yayınları, 2014, s.97"

"Talibin ilim elde etmek için zekâya, irfan sahibi olmak için edebe ihtiyacı vardır. Çünkü zeka cehalete, edeb gaflete mani olur."

"Dünya insana kendini unutturur; insan kendisini fark ettiğinde ise dünyayı unutur. Çünkü insan nisyanla maluldür. Fakat umumiyetle kendisini unutur. Dünyaya dalar ve kendisini unuttuğu için başkaların…"

"Huzur, tıpkı neşe gibi, biraz da ahmaklığın alameti. İdrak eksikliğinin, gözü kapalılığın... Yaşamda hep ters giden bir şeyler vardır, önemli şeyler. İnsanın sinesini sızlatan, derununu yaralayan şeyl…"

"Felsefede yalanın adı "safsata", edebiyatta yalanın adı "mecaz", siyasette "propaganda", ticarette "reklam", gazetecilikte "haber"."

"Aklı elde edememiş, aklın sınırlarını teftişe çıkmamış kimsenin, aklı terk edip kalbin peşine düşmesi, sanıldığı kadar kolay değildir, kolay ne kelime, mümkün bile değildir."

"Ağrısı olan bağırır, sızısı olan inler."

"Abdal'ın biz'i yoktur, aptal'ın ben'i. Hal böyleyken ilki "ben" demekten utanır, ikincisi "ben ben" diye paralanır."

"Bir psikiyatristin vazifesi uyuşturmak değildir. Derdi diri tutmak ve o dertle yüzleşebilmesini, baş edebilmesini sağlamaktır. Onu by-pass etmek, örtmek değildir."

"Düşünürler, sanatçılar, insanın kalbine değenler; çıkar peşinde, iktidar peşinde olamazlar. Onların gücü aslında bu güç gösterilerinin zayıflığını görebilmelerindedir. Toplumu besleme güçleri de burad…"

"Tevbe etmek demek ayağa kalkmak demek; her düşüşünde yeniden ayağa kalkmak…"

Din

"Cehalet bilgisizlik değildir; yanlış bildiğinde ısrar etmektir."

"Bir varmış bir yokmuş Masal gibi sanki Hem lâ hem illâ imiş Hakikat Önce yok demeyi bilmekmiş Edeb Anladım bezm-i elestin sırrını Benim ilk günahımmış illâ, Lâ benim son günahım!"