Emre Kongar
1941 - günümüz
Emre Kongar, Türkiye’nin çağdaş sosyal düşünce ve kamu söylemine uzun yıllardır katkı veren sosyolog, eğitimci ve yazardır. Akademik ilgi alanları arasında toplumsal değişim, sanayi ilişkileri, sivil toplum ve demokratikleşme süreçleri yer alır. Uzun yıllara yayılan mesleki yaşamında araştırma, öğretim ve yayıncılık aracılığıyla hem akademik hem de halkla ilişkili düzeyde tartışmalara yön vermiştir. Çeşitli kitap, makale ve köşe yazılarıyla Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümlerine ilişkin analizler sunmuş; genç araştırmacılar ve geniş okur kitlesi üzerinde belirgin bir etkisi olmuştur. Kongar, sadece akademik çalışmalarla sınırlı kalmayıp medya ve kamu forumlarında da aktif bir figür olmuştur; toplumsal adalet, eğitim politikaları ve demokrasi meseleleri üzerine yaptığı açıklamalarla bilinir. Eğitsel faaliyetleri ve popüler yazıları, akademik bilgiyi daha geniş kitlelere ulaştırma çabasıyla karakterizedir. Genel olarak Emre Kongar, Türkiye’de sosyal bilimlerin halka açılması ve demokratik söylemin güçlenmesine katkıda bulunan önde gelen düşünürlerden biri olarak kabul edilir.
Sözler (24)
"İyi insan, başkalarının sevinciyle sevinen, üzüntüsüyle de üzülen insandır. Kötü insan, başkalarının üzüntüsüyle sevinen, sevinciyle de üzülen insandır."
"Bekâret bir toplumda önemli ve geçerli bir kavramsa, bu yargı her iki cins için de geçerli ve değerli olmalı."
"Cennet de cehennem de insanın içindedir. Yaşamı taşınmaz bir yük gibi görenler, kendi ürettikleri bir cehennemde yaşar."
"Her ne pahasına olursa olsun evlenmek, anne olmak, bedeli çok yüksek olacaksa, sizi mutlu kılmak yerine mutsuz edecekse, niçin bir zorunluluk olsun ki?"
"Şiddetlerin en korkuncu devlet şiddetidir. İnsan küçük grup ya da kişi şiddetine karşı devlete sığınabilir. Fakat devlet şiddetinin karşısında sığınabilecek bir yer yoktur."
"Olaylar Türkiye'de çabuk unutuluyor ve hatalar tekrarlanabiliyor."
"Demokrasiyi tanımlarken, yalnız çoğunluğun yönetimi öğesine ağırlık vermek, buna karşılık temel hak ve özgürlükler bölümünü ihmal etmek, en büyük saptırmadır."
"Küreselleşme bir süreçtir, bir olgudur. İyiliği ya da kötülüğü belki tartışılabilir ama kaçınılmazlığı ortadır."
"Laikliğin hiçbir inancın karşısında olmaması ya da tam tersine, her inanç ile birlikte var olabilmesi, devleti inanç sistemi dışında tutarak, bireylerin vicdan, inanç ve din özgürlüklerinin güvencesin…"
"Unutmayalım ki "öğretim" ve "diploma" ancak bir "genel eğitimin" parçası olduğu zaman işe yarar. Türkiye'deki çarpıklık ise genelde, "demokrasi eğitiminin" eksikliğidir."
"Ne yazık ki, "Siyasal İslam" iktidara ortak olduğunda, ekonomik, toplumsal ve kültürel sorunlarımıza çağdaş ve uygulanabilir çözümler önermek yerine, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel felsefesini bir kez …"
"Oysa yargı, Hukuk Devleti kavramını korumak için, sadece hukuka tabi olmak, siyasal etkinin dışında kalmak zorundadır. Yargının bu bağımsızlığını "kast sistemi" diyerek eleştirmek, Hukuk Devleti kavra…"
"Kenan Evren'in Kemalizm ile uzak yakın bir ilgisi yok. Katiyen yalandır ve saptırmadır."
"Her şey tartışılmalı bir, her şey şeffaf olmalı iki. Ama geçmişse saplanıp kalmışsak o bizi ilerlemekten alıkoyar."