Ahmet Haşim
1887 - 1933
Ahmet Haşim, Osmanlı İmparatorluğu son döneminde doğmuş ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında etkili olmuş Türk şairi ve edebiyatçılarındandır. 1884’te Bağdat’ta doğmuş; eğitim ve meslek yaşamını büyük ölçüde İstanbul’da sürdürmüştür. Bir süre memuriyet ve öğretmenlik yapmış, edebiyat çevreleriyle yakın ilişkiler kurarak Servet-i Fünun’un geç dönem etkileri ile sembolizm ve izlenimcilik gibi Avrupa akımlarından beslenen özgün bir şiir dili geliştirmiştir. Şiirlerinde betimleyici imgeler, duyarlılık ve müzikal bir üslup öne çıkar; doğa, yalnızlık ve zaman duygusu sıkça işlenir. En bilinen şiir ve şiir derlemeleri arasında “Göl Saatleri” gibi eserler yer alır; bu çalışmalar Türk şiirinde lirik ve içe dönük anlatımın önemli örnekleri olarak kabul edilir. Ahmet Haşim, hem şiir dili hem de estetik tercihleriyle dönemin edebiyat ortamında kalıcı bir iz bırakarak sonraki kuşak şairler üzerinde etkili olmuştur. 1933 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.
Sözler (10)
"Herkes bilir ki kadın modaları bahsinde Paris şehri, dünyanın başında yürür."
"En akla gelmez şeylerden saadet ve felaketi, iyiliği ve fenalığı yapıyor."
"Gelişmiş bir zihnin tamamlayıcısı artık zengin bir lehçedir."
"Çölde yolunu şaşıranlar gibi biz şimdi zaman içinde kaybolmuş kimseleriz."
"Ne yazık ki gövdenin güçsüzleşmesi aklın olgunluk zamanına rastlar."
"Üzüntüm, dayanma yeteneğimi geçmişti."
"İntiharlar tekrar çoğaldı. İhtiyarları açlık, gençleri aşk ölüme sürüklüyor."
"Ahmaklığın bu derecesi hakkında fikir beyan etmek ancak tıbbın ilgi alanına girer."
"İstanbul'dan uzak kaldığım sürece özellikle pire ve tahta kurusunun hasretini çekmiştim."
"Seyahat, hele deniz seyahati, ruhun bütün dertlerine devadır."