Birhan Keskin
1963 - günümüz
Birhan Keskin, çağdaş Türk şiirinde özgün bir ses olarak tanınan şairdir. Şiirlerinde dilin sınırlarını zorlayan, yoğun imge ve duygu katmanları yaratan bir üsluba sahiptir. Eserleri, kişisel hafıza, yakın-uzak mekân tasvirleri ve bedensel deneyimler etrafında örülen temalar üzerine yoğunlaşır; dilsel sadelik ile metaforik zenginliği aynı potada eritir. Bu özellikleriyle hem eleştirel hem de okuyucu nezdinde güçlü bir karşılık bulmuştur. Yazın yaşamında çeşitli şiir dergilerinde yayımlanan metinleri ve bir dizi şiir kitabı aracılığıyla edebiyat dünyasında yer edinmiştir. Şiirleri yurt içi ve yurt dışında antolojilerde yer almakta, çağdaş Türk şiirinin önemli örnekleri arasında değerlendirilmektedir. Eserlerinde sıkça karşılaşılan temalar arasında kimlik, beden, hafıza ve gündelik yaşamın kırılganlığı yer alır; dil kullanımında ise ritim ve ses odaklı bir hassasiyet göze çarpar. Birhan Keskin, çağdaş şiir tartışmalarında etkili bir figür olarak görülür; genç kuşak şairler ve eleştirmenler tarafından takip edilen bir yazar olarak Türk edebiyatına katkılarını sürdürmektedir. Eserleri, şiirsel deneyin sınırlarını genişletme çabası ve lirizme getirdiği yeni yaklaşımlar nedeniyle akademik çalışmalarda ve edebiyat incelemelerinde sıkça ele alınmaktadır.
Sözler (10)
"Çocukluğun o uzak, yarı gölgeli bahçesi gibi bir yerdeydim ben. Kimse kimseye, göz göze nasıl bakar bilmezken. O benim gözlerime niye öyle nasıl öyle bakmıştı ki, ben sağ elimle kalbimi yoklamıştım."
"Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata."
"Bilme, tanıma beni. Merdivenleri üçer beşer çıkmanın sevinci yok içimde."
"Bak, bütün tınılar isyan. Bütün kemanlar gece. Duysana, kopuk ve uzak bir şeyler var aramızda. Ya beni bırak, ya sarıl bana."
"Dünya yordu bizi. Benim de söyleyemediklerim var. Hiç söyleyemeyeceğim onları belki de..."
"Günler öylece kendi kendine geçsin diye bir camın arkasında durdum. Bana dokunmasın hiçbir şey, hiçbir şey yarama merhem olmasın iyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye bir camın arkasında durup ak…"
"Hayatımda ne varsa şiirimde de o var."
"Dünya soğur, akşam serinlerken, benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim ve işte en geniş cümlem: İçimi açtım sana. İçini açmak için."
"Sevgilim sabahın erkenini seviyor, ben geceyi ve esmerliğini onun"
"Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir. Ben bir Divan şairi değilim ki sevgilim, Sana bercesteler düzeyim Yine de giderayak gözlerine, ellerine, ayaklarına Tutulmuşluğumu herkes bilsin isterim."