F

Fikri Sönmez

1938 - 1985

Fikri Sönmez, Türkiye'de yerel siyaset ve toplumsal hareketlerle ilişkilendirilen tanınmış bir isim olarak kayıtlarda yer almaktadır. Genel olarak sol eğilimli yerel yönetim ve taban örgütlenmesi bağlamında anılan Sönmez, özellikle bir ilçe/il düzeyinde yürütülen katılımcı yönetim uygulamaları ve halkla doğrudan ilişki kurulması çabalarıyla anılmaktadır. Bazı anlatımlarda yerel düzeydeki yönetim pratiklerini deneyimleyen, topluluk temelli sosyal projelere destek veren ve siyasi-aktivitelerle öne çıkan bir figür olarak tanımlanır. Mesleki ve siyasi geçmişi, yerel aktörlerle ilişkileri ve yönetişim yaklaşımlarına dair değerlendirmeler, onu bölgesel ölçekte tartışılan bir isim haline getirmiştir. Mevcut kaynaklar arasında Fikri Sönmez’in yaşam öyküsü, doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili bilgilerde tutarsızlıklar bulunmaktadır; bu nedenle kesin biyografik veriler için birincil kaynaklara başvurulması gereklidir. Genel değerlendirmeler onun yerel demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve siyasal örgütlenme konularında etkin bir figür olarak anıldığını gösterse de, akademik ve güvenilir ansiklopedik referanslarla desteklenmiş ayrıntılı bir yaşam öyküsü oluşturulmalıdır. Bu nedenle, Sönmez hakkında kesin tarihsel veriler sağlanana dek bazı ayrıntılar temkinli bir şekilde aktarılmalıdır.

Sözler (8)

"Bugün burada biz konuşmuyor olsaydık, Fatsa'dakiler gelip konuşuyor olacaklardı."

"Ben adi geçen(tercüman) gazetenin yöneticileri gibi ülkemde amerikan emperyalizminin borazanligini yapip da onlara kiralanmadim. bu gazetenin terzilik meslegini ve terzileri küçük görmesi, şahsimda ül…"

"Ya egemenlerin kiralık uşaklığını yapacaktım ve refah içinde yaşayacaktım, ya da halkımın gönüllü hizmetkârlığını yapacaktım ve yoksulluğu, mahpusluğu, işkenceyi hatta ölümü göze alacaktım. Ben, ikinc…"

"Benim dönemimde halk helediyeye giden parayı takip etmeye başladı. Çünkü belediyeye giden her kuruşun dönüp ertesi gün hizmet olarak önüne dikildiğini görmüştü."

"Seslerimiz yeniden kuşattığında şehirleri Şiirlerle, öykülerle meydanlara döküleceğiz. Ve onun sessizce gömüldüğü o şehri, Güllerle cennet bahçesine çevireceğiz."

"Belediyecilik demokrasinin bir sonucu değildir, demokrasi belediyelerde başlar."

"Barut acısı ölüm bu Sığar mı tabutlara Sesimiz bıçak gibi Saplanır bulutlara."

"Ben ne yaptıysam halkım için, halkımla birlikte yaptım."