İsmail Beşikçi

İsmail Beşikçi

1939 - günümüz

İsmail Beşikçi (1939 doğumlu), Türkiye'nin önde gelen sosyolog, araştırmacı ve insan hakları savunucularından biridir. Akademik birikimini toplumsal araştırma ve saha çalışmaları üzerine yoğunlaştırmış; özellikle Türkiye'deki Kürt halkının sosyo-kültürel gerçekliği, kimlik ve özerklik meseleleri üzerine öncü çalışmalar yapmıştır. Yazıları ve kitapları devlet politikalarını ve uygulamalarını doğrudan sorguladığı için uzun yıllar boyunca sansüre, suçlamalara ve yargılamalara hedef olmuştur. Beşikçi, eleştirel yaklaşımı ve tarafsız bilim anlayışıyla hem Türkiye içinde hem de uluslararası düzeyde dikkat çekmiştir. Çalışmaları bir dönemde yasaklanmış ve yayımladığı metinler nedeniyle defalarca yargılanıp hapis cezaları almıştır; bu süreçte akademik ve anayasal haklar, ifade özgürlüğü ve azınlık hakları konularında güçlü bir ses olmuştur. Eserleri birçok dile çevrilmiş ve insan hakları çevrelerinde tartışılmıştır. Günümüzde Beşikçi, akademik üretimi ve sivil toplumla ilişkileri üzerinden Türkiye'de toplumsal hafıza, etnik kimlik ve devlet-toplum ilişkileri tartışmalarında önemli bir referans figürü olarak kabul edilmektedir.

Sözler (20)

"Ulusal özgürlük; bireysel özgürlükten taviz verilerek, ulusun özgürlüğüne ağırlık konularak kazanılır."

"Bir devletin, insan haklarına saygılı olup olmadığı, anayasanın, yargı organlarının kararlarına bakılarak saptanamaz. Yasalarda yazılanlara göre saptanamaz. Maddi hayata, yaşanan hayata bakılarak sapt…"

"Kürt aydını, Türk, Arap ve Fars aydınlarının kötü bir kopyasıdır, çok kötü bir kopyasıdır."

"Bilimin bir özelliği vardır. Vardığınız sonuçları açıklayacak kadar cesur ve dürüst olmak."

"Resmi ideolojiyi eleştiremeyen bilimin saygınlık kazanması da olanaksızdır."

"Türk üniversiteleri özellikle sosyal ve siyasal bilimler ve hukuk konularında bilimi üreten bir kurum değildir. Türk üniversitesi, profesörleri, resmi ideolojinin propagandistliğini yapmaktadır."

"İnsanlığı tehdit eden olgu terör değildir. Bugün insanlığı tehdit eden olgu devlet terörüdür."

"Aşiret feodalizmin, ulus da kapitalizmin siyasi kurumudur."

"Kürt toplumu yoksul bir toplumdur. Burjuvazisi yoktur. Feodal sınıf daha burjuvalaşmadan ajanlaştırılmıştır. Böylece ulusallık iddia edebilecek sınıfsal taban tamamen çürütülmüştür."

"Diyarbakır askeri cezaevinde Kürt insanları; "Türk'üm, mutluyum" demedikleri, Kürt kimliklerini korudukları için işkence yapılarak öldürüldüler. 40'ın üzerinde Kürt insanı bu şekilde işkence edilerek …"

"Bir millet için en büyük felaket, tarihlerinin düşmanları tarafından yazılmasıdır."

"Kendi kaderini tayin, Kürt halkının hakkıdır."

"Kürdistan geri kalmış değil, geri bırakılmış bir bölgedir. Bu bir devlet politikasıdır."

"Kürdistan, Ortadoğu'nun ortasında bir trajedidir. Bölünmüş, parçalanmış ve paylaşılmış; her türlü ulusal ve demokratik hakları gasp edilmiş, 30 milyonun üzerinde bir toplum. Sömürge bile olmayan bir u…"

"Lozan Antlaşması, Türkler için bağımsız bir devletin kurulmasıdır. Bağımsız Türk Devleti'nin uluslararası bir antlaşmayla garanti altına alınmasıdır. Kürtler için ise esarettir; köleleşmenin, sömürgel…"

"Kemalizm anti-Kürt bir ideolojidir. Türk resmi ideolojisinin en önemli özelliği anti-Kürt olmasıdır."

"Dili yasaklanmış bir insanın dili koparılmış demektir."

"Kendi öz kişiliğini inkâr eden ve başka bir kişiliği kabul eden insan, köleleşme ve esirlik sürecinde ileri boyutlara varmış demektir."

"Kürt ulusunun varlığını inkar eden Kemalizm, yalana dayalı bir resmi ideolojidir. Irkçı ve sömürgecidir, emperyalist içeriklidir."

"Türkiye'de bilim, ancak, resmi ideolojiyi eleştirerek gelişebilir. Bilim resmi ideolojinin olmadığı bir ortamda gelişir, güç kazanır. Resmi ideolojinin buyruklarına itaat etmek zihni kötürümleştirir, …"