Metin Altıok

Metin Altıok

1941 - 1993

Metin Altıok, Türk şiirinin duyarlı ve derin seslerinden biri olarak kabul edilen şair, edebiyat insanı ve eğitimciydi. 20. yüzyılın son çeyreğinde üretim gösteren Altıok’un şiiri; insan, varoluş, adalet ve dayanışma temalarını incelikli bir dil ve yoğun imgelerle işler. Duyarlı, düşünsel bir bakış ve toplumsal vicdanı birleştiren üslubu, onu çağdaş Türk şiirinde saygın bir yere oturttu. Yaşamı boyunca edebiyat ve eğitim alanında aktif olan Altıok, hem genç kuşaklarla kurduğu iletişim hem de yazınsal üretimiyle tanındı. 1993’te Sivas’ta meydana gelen katliamda yaşamını yitirmesi, sadece vicdani bir kayıp değil aynı zamanda Türkiye’nin kültürel belleğinde derin izler bırakan bir olay oldu. Ölümü sonrasında eserleri ve yaşamı üzerine yapılan değerlendirmeler, onun şiirinin zamansız niteliğini ve toplumsal hafızadaki önemini pekiştirdi; şiiri, anma törenleri ve yayınlarla güncelliğini korumaya devam etmektedir.

Sözler (19)

"Şiirin görselliği göze yönelik bir görsellik değil, insan zihninde canlanan söze yüklenmiş bir görselliktir."

"Şair düz ve yalın söylemekten korkmamalıdır. Bir Şairin en büyük düşmanı, Şairaneliktir. Aslolan Şiiri Şu ya da bu biçimde işleyip onu sahici kılmaktır. Şiirin sahiciliği ise onun çok özel bir iletişi…"

"İyi Şiirde imge şiire kan pompalayan ve sonra yine kanla dolan yürek gibidir. Eğer imgeyle sözcükler arasında böyle bir dolaşım sağlanamazsa imge de şiir de değerini ve yaşamını yitirebilir."

"Dünü yorumlayıp geleceği okumada hep Şairler haklı çıkmıştır."

"Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar. Ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm; içimde cesetler ve daha ölmemişler var."

"Sağır kulağa sözüm yok, köre ne göstereyim Duymazlıktan, görmezlikten gelenler; Bir de size sormalı, ya ben nereye gideyim?"

"İnsan usul usul ölmek için gelir dünyaya. Başlar her gün biraz daha insan olmaya. Ve olurken usul usul ne tuhaf."

"Yani benim gözlerimin bunca yıl gördükleri, bir gün benimle birlikte yok olup gidecekler öyle mi?"

"Başa mı dönsem acaba? Silip bütün geçmişimi, Yoksa kalan ömrümün, Yürürsem mi sonuna?"

"Sen sofra bezini sevgiyle sererdin. O zamanlar su azizdi, ekmek bereketli, ben daha gençtim."

"Kıyamet çoktan koptu. Haberiniz yok. Siz hâlâ güneşin, her sabah doğuşuna güvenin."

"Ve insan içinde bir kafesle yaşar, inilti gibi, kimi zaman bir garip ses duyar."

"Benim bu dünyada bir yerim olmadı, Kuytu gövdemi saymazsak eğer."

"Bir kaçıştır bu; Çünkü en az ölüm Kadar korkar insan Yaşamaktan."

"Yaşamak görevdir bu yangın yerinde, Yaşamak, insan kalarak."

"Bıçak açmıyor ağızları; Acı,yalnız acı var yüreklerde."

"Bir şey yok, paylaşacak, acıdan başka."

"Ama yine de umudumuz kalabalık."

"Kendine sürgün Bir garip kişiyim."