Henry de Montherlant
1895 - 1972
Henri de Montherlant (20 Nisan 1895 – 21 Eylül 1972), 20. yüzyılın önde gelen Fransız romancılarından, oyun yazarlarından ve denemecilerinden biridir. Edebi üretimi içinde hem dramatik oyunlar hem de romanlar bulunan Montherlant, klasik biçimlerle modern bireysel krizleri birleştiren sert, ironik ve çoğunlukla erkeklik, onur ve yalnızlık temalarını işleyen bir üsluba sahipti. Eserlerinde antik ve rönesans tragedyalarından esinlenen bir kahraman anlayışı ile çağdaş toplumsal çözülmeyi yan yana getirerek kendine özgü bir estetik kurmuştur. Kariyerinin önemli yapıtları arasında sahne oyunları ve romanlar yer alır; bunların arasında "La Reine morte" gibi sahne eserleri ile yalnızlık ve bireysel hesaplaşmaları merkeze alan roman dizileri dikkat çeker. 1960 yılında Académie française üyeliğine seçilerek Fransız edebiyatında resmi bir tanınırlık kazanmıştır. Montherlant’ın televizyon ve tiyatro sahneleri üzerindeki etkisi ile edebi üslubu, hem dönemin entelektüel çevrelerinde hem de sonraki kuşaklarda tartışma ve değerlendirmelere yol açmıştır. Eserleri, güçlü karakter tahlilleri ve çağın değerlerini sorgulayan temalarıyla Fransız edebiyatının tartışmalı ama etkili figürlerinden biri olarak kabul edilir.
Sözler (15)
"Erkekler böyledir işte, kendinize karşı bir silah verin ellerine, hemen kullanmaya kalkarlar."
"Kadın kısmı her zaman bekler, bir yaşa kadar umutla, ondan sonra umutsuzca bekler."
"Özgürlük her zaman oradadır. Yalnızca, ulaşmak için bedel ödemek zorundasınız."
"Ayrıca inanın bana, her zaman böyledir, ilk devrilenler en çok önlem alanlardır."
"Mağrur insan yoktur. Gururlarından bahseden insanlar vardır, bir de ötekiler."
"Kendini pek fazla sevmiyorsak bir insana çok nazik davranmamız faydasızdır."
"Hayaller tatminsizlikten doğar; her şeyi yerinde olan bir insan hayal kurmaz."
"Akıllı erkeklerden iyi koca çıkmaz. Çünkü onlar hiç evlenmezler."
"Benim istediğim, içimdekileri söylemeden anlaşılmaktır."
"Bir karar verilmedikçe hiç bir şey halledilemez."
"Ben arzuladığım bir şeyle mücadele etmem."
"Bırakın da kendi doruklarımda yaşayayım."
"Dalgalar, en çok yaladığı duvarları yıkarlar."
"Din, insanlığın zührevi hastalığıdır."
"Katoliklik insanı aptallaştırdı."